Washington hattında İran'a yönelik askeri seçenekler ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim tartışılmaya devam ederken, ABD basınına yansıyan kulis bilgileri fırtına kopardı. ABD Başkanı Donald Trump'ın, mühimmat stoklarındaki azalma gerekçesiyle İran'a dönük yeni harekat planlarını durdurduğu öne sürüldü. Uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu iddialara Trump'tan yanıt gecikmedi.
Pentagon ve Beyaz Saray Hattında "İran" Çatlağı İddiası
ABD basınının üst düzey yetkililere dayandırdığı haberlere göre, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine, İran'a yönelik operasyonların genişletilmesine ilişkin ciddi endişeler taşıyor. Basına sızan iddialara göre, 24 Temmuz'da gerçekleşen kritik güvenlik toplantısında Caine, Trump’a olası geniş kapsamlı bir harekatın askeri açıdan başarıyla yürütülebileceğini ancak bunun stoklar üzerinde ciddi baskı oluşturacağını ve öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceğini iletti.
Toplantıda sadece mühimmat dengesinin değil, aynı zamanda sivil kayıpların artması riskinin de gündeme geldiği iddia ediliyor. Danışmanların çoğunun, askeri hamlelerin ikincil ve üçüncül bölgesel etkilerinin iyi hesaplanması gerektiği yönünde görüş bildirdiği öne sürüldü.

Trump İddiaları Yalanladı: "İhtiyacımızdan Fazlasına Sahibiz"
Haberlerin ardından Wall Street Journal'a açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, mühimmatın azaldığı yönündeki iddiaları net bir dille reddetti. Trump, ABD ordusunun lojistik gücüne vurgu yaparak, "Dünyadaki herkesten çok ve ihtiyacımız olandan katbekat fazla mühimmatımız var" ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Trump'ın öncelikli olarak diplomatik kanalları çalıştırmak istediğini belirtti. Cheung, buna karşın İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki agresif tutumunu sürdürmesi halinde masadaki tüm askeri seçeneklerin geçerliliğini koruduğunu hatırlattı.
Hürmüz Boğazı'nda Diploması mi Askere Fren mi?
Kulislerde konuşulan bir diğer iddia ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) değerlendirmeleri oldu. CENTCOM’un, Hürmüz Boğazı çevresindeki hava harekatlarının etkin hedefler açısından doyuma ulaştığını ve belirlenen stratejik hedeflerin birçoğunun imha edildiğini raporladığı öne sürüldü.
Diplomatik kaynaklar, bölgede seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve Hürmüz Boğazı'nın ticarete açılması amacıyla diplomatik temasların hız kazandığı bir dönemde, askeri adımların kontrollü atılmasının tercih edildiğini değerlendiriyor.