ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile artan gerilim sonrası bölgeye ikinci uçak gemisi gönderme talimatı vermesinin ardından, ABD donanmasına bağlı Gerald R. Ford (CVN-78) uçak gemisi ve ona eşlik eden savaş fırkateyni Akdeniz’e ulaştı. Cebelitarık Boğazı’nı geçerek Akdeniz’e giriş yapan geminin Orta Doğu’ya doğru ilerlediği bildirildi. ABD ordusunun Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’nde görevli yüzlerce askeri tahliye ettiği, İsrail ordusunun ise yüksek alarm durumuna geçtiği açıklandı.
Gerald R. Ford (CVN-78) Uçak Gemisi Cebelitarık Boğazı’nı Geçerek Akdeniz’e Ulaştı
ABD donanmasının en gelişmiş uçak gemilerinden biri olan Gerald R. Ford (CVN-78), beraberindeki savaş fırkateyni ile birlikte Cebelitarık Boğazı’nı geçerek Akdeniz’e giriş yaptı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde dev uçak gemisinin boğazdan geçiş anlarına yer verildi.
Askeri kaynaklara göre geminin Orta Doğu’ya doğru hareket ettiği ve daha önce bölgeye sevk edilen USS Abraham Lincoln uçak gemisiyle birlikte görev yapabileceği değerlendiriliyor. Bu gelişme, ABD’nin İran’a yönelik askeri seçenekleri masada tuttuğu yorumlarına neden oldu.
Trump İran’a Saldırı Açıklaması Yaptı: “Kısıtlı Bir Saldırıyı Değerlendirdiğimi Söyleyebiliriz”
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik olası bir askeri müdahale hakkında dikkat çeken bir açıklama yaptı. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, “Kısıtlı bir saldırıyı değerlendirdiğimi söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Reuters’a konuşan ABD’li bir yetkili ise İran’a yönelik askeri planların son derece gelişmiş düzeyde olduğunu ve farklı senaryoları içerdiğini belirtti. Bu senaryolar arasında sınırlı operasyonlardan daha kapsamlı askeri seçeneklere kadar birçok alternatifin bulunduğu ifade edildi.
Uzmanlar, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri hareketliliğinin hızına dikkat çekerek, mevcut yığınağın geçmişteki büyük askeri operasyonları hatırlattığını dile getiriyor.
El-Udeyd Hava Üssü Tahliyesi: ABD Askerleri Katar ve Bahreyn’den Çekiliyor
New York Times’a konuşan ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, Katar’ın başkenti Doha’daki El-Udeyd Hava Üssü’nde görevli yüzlerce askerin tahliye edildiğini açıkladı. Ayrıca ABD donanmasının 5. Filosu’nun konuşlandığı Bahreyn’deki bazı üslerde de tahliyelerin yapıldığı bildirildi.
El-Udeyd Üssü, ABD’nin Ortadoğu’daki en önemli askeri merkezlerinden biri olarak biliniyor. Bu tahliye kararı, bölgede olası bir askeri gerilime karşı önlem olarak değerlendiriliyor.
Askeri analistler, personel tahliyelerinin genellikle risk seviyesinin arttığı dönemlerde uygulandığını ve bunun operasyonel hazırlık sürecinin bir parçası olabileceğini belirtiyor.
İsrail Ordusu Yüksek Alarmda: Bölgesel Gelişmeler Yakından Takip Ediliyor
ABD tarafındaki hareketlilik sürerken İsrail ordusu da yüksek alarm durumuna geçtiğini duyurdu. İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, yayımladığı video mesajda bölgesel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirtti.
Defrin, operasyonel gerçeklikte yaşanabilecek herhangi bir değişikliğe karşı hazırlıklı olduklarını vurgulayarak, güvenlik birimlerinin teyakkuz halinde bulunduğunu ifade etti. İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı’nın halka yönelik güvenlik talimatlarında ise şu aşamada bir değişiklik yapılmadığı bildirildi.
İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırıyı “yakın zamanda” başlatabileceği iddiaları öne çıktı. Bazı yayın organları, böyle bir senaryoda İsrail’in de askeri sürece dahil olabileceğini ileri sürdü.
İran’dan Açıklama: “Meşru Müdafaa Hakkımızı Kullanırız”
Gelişmelerin ardından İran cephesinden de açıklama geldi. İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Amir Said İravani, ülkesinin askeri bir saldırıya maruz kalması halinde Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullanacağını söyledi.
İravani, İran’ın olası bir saldırıya kararlı ve orantılı şekilde karşılık vereceğini vurguladı. Bu açıklama, bölgedeki tansiyonun daha da yükselebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
ABD uçak gemisi Gerald R. Ford’un Akdeniz’e ulaşması, El-Udeyd Hava Üssü tahliyesi ve İsrail ordusunun yüksek alarm kararı, Ortadoğu’da kritik bir sürece girildiğine işaret ediyor. Diplomatik temaslar sürerken askeri seçeneklerin gündemde kalması, bölgedeki gelişmelerin yakından izlenmesine neden oluyor.