Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleştirilen doğrudan müzakereler, nükleer program üzerindeki derin görüş ayrılıkları nedeniyle anlaşma sağlanamadan sona erdi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki heyet ile İranlı yetkililer arasında yaklaşık 21 saat süren maraton görüşmelerde, Washington yönetimi nükleer faaliyetlere ilişkin "maksimum talep" listesini masaya koydu.
The New York Times'ın üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre; ABD tarafı, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl boyunca tamamen dondurmasını ve elindeki mevcut zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ülke dışına çıkarmasını şart koştu. İran tarafı ise bu talebe karşılık faaliyetlerini 5 yıl süreyle askıya almayı ve stoklardaki uranyumun zenginleştirme oranlarını düşürmeyi (seyreltmeyi) teklif etti. Ancak İran'ın sunduğu bu sınırlı tavizler, ABD Başkanı Donald Trump tarafından kabul görmeyerek reddedildi.
İslamabad zirvesi ve Hürmüz Boğazı gerilimi
Müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından açıklamalarda bulunan JD Vance, "Kötü haber şu ki; bir anlaşmaya varamadık. Bence bu, ABD'den çok İran için kötü bir haber" diyerek Tahran üzerindeki baskının artacağı sinyalini verdi. İran kanadı ise başarısızlığın sorumlusu olarak "ABD'nin aşırı ve mantıksız taleplerini" gösterdi.
Görüşmelerin tıkanması, küresel enerji piyasaları için kritik öneme sahip olan ve dünya petrol sevkiyatının yaklaşık %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimi de tırmandırdı. Trump yönetimi, müzakerelerin başarısız olması halinde bölgeye ikinci bir uçak gemisi gönderilebileceği ve boğazdaki abluka sürecinin sıkılaştırılabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel diplomasi trafiği ve Türkiye’nin arabuluculuğu
İslamabad’daki tıkanıklığa rağmen bölge ülkeleri ateşkesin korunması için diplomasi trafiğini sürdürüyor. Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın arabuluculuk çabaları kapsamında, özellikle 21 Nisan'da sona erecek olan mevcut ateşkesin uzatılması hedefleniyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, tarafların ateşkesin korunması konusunda ciddi olduğunu belirterek, diplomasinin devam edebilmesi için sürecin 45 ile 60 gün daha uzatılmasını önerdi. Fidan, nükleer zenginleştirme meselesinin bir "ya hep ya hiç" pazarlığına dönüşmesinin barış sürecine kalıcı hasar verebileceği uyarısında bulunarak, teknik detayların uluslararası denetim mekanizmalarıyla çözülebileceğine dikkat çekti.