Yeni Birlik Gazetesi Dünya ABD ve İran hattında diplomatik mola petrol fiyatlarını sert düşürdü

ABD ve İran hattında diplomatik mola petrol fiyatlarını sert düşürdü

ABD ile İran arasındaki gerilimin diplomatik temaslarla durulması ve piyasalardaki savaş risk priminin çözülmesiyle Brent petrolün varil fiyatı haftanın ilk gününde yüzde 5,5 düşerek 86,61 dolara geriledi.

Cuma günü 94,49 dolar seviyesine kadar tırmanarak son dönemin en yüksek değerlerini test eden Brent petrol, yeni haftaya keskin bir geri çekilmeyle başladı. Geçtiğimiz haftayı 91,68 dolardan kapatan Brent petrolün varil fiyatı, haftanın ilk işlem gününde yaklaşık yüzde 5,5 değer kaybederek 86,61 dolar seviyesine kadar geriledi. Eş zamanlı olarak ABD hafif petrolü (WTI) de düşüş trendine uyum sağlayarak 83,85 dolardan alıcı buldu.

Piyasalarda yaşanan bu ani yön değişimi, ABD ve İran hattında askeri gerilimin yerini diplomatik girişimlere bırakabileceği yönündeki beklentilerden kaynaklandı. Yaklaşık iki haftadır Orta Doğu genelinde tırmanan tansiyonun ardından gelen yumuşama sinyalleri, enerji piyasalarında oluşan savaş risk priminin hızla dağılmasını sağladı.

H2: Washington operasyonlara ara verdi, Çin diplomasisi devreye girdi

Fiyatlardaki sert düşüşün arkasındaki en somut gelişme, ABD yönetiminin İran'a yönelik hava harekâtlarına 13 günlük sürecin ardından geçici olarak ara verdiğini duyurması oldu. Washington'dan yapılan açıklamada, kararın diplomatik kanalların işletilmesine ve müzakerelere fırsat tanımak amacıyla alındığı bildirildi.

Bunun yanı sıra Çin'in, Washington ve Tahran yönetimleri arasında mekik diplomasisi yürüterek tarafları yeniden temas kurmaya teşvik ettiği haberleri de enerji piyasalarındaki iyimserliği pekiştirdi. Geçtiğimiz hafta çatışmaların Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi stratejik sevkiyat hatlarına sıçramasından endişe eden yatırımcılar, uzlaşı sinyallerini hızla fiyatlamaya başladı.

H2: Geçici mola mı, kalıcı çözüm mü? Analistler temkinli

Piyasadaki hızlı düşüşe rağmen analistler temkini elden bırakmıyor. ABD'nin operasyonları durdurma gerekçesine ilişkin detayların henüz netleşmediğini belirten uzmanlar, mevcut tabloyu kalıcı bir barış olarak yorumlamak için henüz erken olduğunu vurguluyor.

Nitekim jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Hafta sonu itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçen emtia gemisi sayısındaki azalma ve Babülmendep Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yavaşlaması, tedarik zincirindeki kırılganlığın sürdüğünü gösteriyor. Husilerin Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yönelik saldırıları da bölgedeki güvenlik endişelerini canlı tutuyor.

H2: Stratejik stoklar ve alternatif güzergahlar arzı dengeliyor

Bölgede yaşanan aksaklıkların şu ana kadar küresel bir arz krizine dönüşmemesinde birkaç kritik faktör etkili oldu. Çin'in ham petrol ithalatındaki düşüş, acil durum stoklarının devreye sokulması ve Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'nı baypas eden alternatif ihrakat hatlarını kullanması piyasayı dengede tuttu.

Ancak uzmanlar; stratejik rezervlerin azalması, ticari stokların sıkılaşması ve kritik boğazlardaki güvenlik risklerinin devam etmesi sebebiyle olası yeni bir tırmanmanın fiyatları yeniden 100 dolar seviyelerine taşıyabileceği konusunda uyarıyor.

H2: Talep daralması baskıyı artırıyor: Petrolde kritik seviyeler

Fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artıran bir diğer önemli unsur ise küresel talep beklentilerindeki zayıflama oldu. ABD Enerji Enformasyon İdaresinin (EIA) Temmuz 2026 Kısa Vadeli Enerji Görünümü raporunda, küresel günlük petrol tüketiminin 2026 genelinde ortalama 1,2 milyon varil azalacağının öngörülmesi düşüşü destekledi.

Piyasayı teknik açıdan değerlendiren analistler, Brent petrolde 86,68 dolar seviyesinin destek bölgesi olarak takip edilebileceğini, olası yukarı yönlü tepki hareketlerinde ise 87,58 doların direnç konumu gördüğünü belirtiyor.