Orta Doğu’da gerilim yeni bir aşamaya taşındı. 28 Şubat 2026 akşamı İran’ın başkenti Tahran’da art arda patlamalar yaşandı. ABD ve İsrail’in eş zamanlı bir operasyon düzenlediği iddiaları uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. En dikkat çeken başlık ise İran dini lideri Ayetullah Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a yönelik suikast iddiası oldu.
Saldırının kapsamı, hedef alınan noktalar ve kullanılan mühimmatla ilgili bilgiler henüz netlik kazanmazken, bölgedeki askeri ve siyasi dengelerin ciddi şekilde etkilendiği değerlendiriliyor.
Tahran saldırısında Hamaney ve Pezeşkiyan hedef alındı mı?
Uluslararası basına yansıyan ilk iddialara göre, İsrail güçlerinin Hamaney’in ofisinin bulunduğu stratejik bölgelere yönelik atışlar yaptığı öne sürüldü. Bu durum, dini lidere yönelik bir suikast girişimi ihtimalini gündeme taşıdı.
Ancak İran kaynakları, Hamaney’in saldırı sırasında başkentte olmadığını ve güvenli bir noktaya nakledildiğini açıkladı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da saldırılardan zarar görmediği bildirildi.
İsrail basınında ise İran ordusunun üst düzey isimlerinden Emir Hatami’nin hayatını kaybettiği yönünde iddialar yer aldı. Bu bilgiye ilişkin resmi bir doğrulama yapılmış değil.
ABD ve İsrail Tahran’a nasıl saldırdı?
İddialara göre operasyon Irak hava sahası üzerinden gerçekleştirildi. Füzelerin, İran’ın askeri komuta merkezleri ve savunma altyapısını hedef aldığı belirtiliyor. Başkent Tahran’ın farklı bölgelerinde patlamalar yaşandığı ve bazı stratejik noktaların vurulduğu ifade ediliyor.
Bu saldırının, uzun süredir planlanan bir askeri operasyon olduğu yorumları yapılıyor. Irak koridorunun kullanılması ve hedef seçimindeki hassasiyet, operasyonun teknik açıdan dikkatle hazırlandığını gösteriyor.
Operasyonda Tomahawk füzeleri mi kullanıldı?
Saldırının askeri boyutunda en çok konuşulan unsur, kullanılan mühimmat oldu. Bazı askeri kaynaklar, ABD donanmasına ait Arleigh Burke sınıfı savaş gemilerinden fırlatılan Tomahawk seyir füzelerinin devreye girdiğini öne sürüyor.
Tomahawk füzeleri, 1.600 ile 2.500 kilometre arasında değişen menzile sahip. En dikkat çekici özellikleri ise alçak irtifada, yerden yaklaşık 30-50 metre yükseklikte seyrederek radar sistemlerine yakalanmadan ilerleyebilmeleri.
Bu özellik sayesinde İran’ın hava savunma sistemlerinin aşılmış olabileceği değerlendiriliyor. Ancak operasyonda hangi mühimmatın kullanıldığına ilişkin resmi ve ayrıntılı bir açıklama henüz yapılmış değil.
Tahran’da son durum ne?
Başkent Tahran’da patlama seslerinin ardından güvenlik önlemleri artırıldı. İran’ın Orta Doğu’daki ABD üslerine yönelik karşılık verdiği yönünde haberler de gündeme geldi. Bölgedeki askeri hareketlilik artarken, taraflardan gelecek resmi açıklamalar yakından izleniyor.
ABD ve İsrail’in İran’ın başkenti Tahran’a yönelik saldırı iddiaları, yalnızca iki ülke arasındaki gerilimi değil, tüm Orta Doğu’daki dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hamaney ve Pezeşkiyan’a yönelik suikast iddiaları ise henüz doğrulanmış değil.
Gözler şimdi hem Tahran’dan hem de Washington ve Tel Aviv’den yapılacak resmi açıklamalara çevrilmiş durumda.