Yeni Birlik Gazetesi Dünya ABD VE İSRAİL İRAN’DA NERELERİ VURDU? Operasyonda hangi silahlar kullanıldı, neler yaşandı?

ABD VE İSRAİL İRAN’DA NERELERİ VURDU? Operasyonda hangi silahlar kullanıldı, neler yaşandı?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik düzenlediği kapsamlı hava operasyonu dünya gündemine oturdu. Peki İran’da nereler vuruldu, operasyonda hangi silahlar kullanıldı ve saldırı sonrası bölgede neler yaşandı?

Orta Doğu’da dengeleri değiştiren gelişme, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı hava operasyonuyla başladı. Bölgedeki askeri ve stratejik hedefleri kapsayan saldırı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İran’ın kritik komuta merkezleri, nükleer tesisleri ve askeri altyapısının hedef alındığı operasyon, modern savaş teknolojilerinin de sahaya indiği en büyük askeri hamlelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Gündeme gelen bilgilere göre operasyon sırasında yeni nesil mühimmatlar, sığınak delici bombalar ve radarlara yakalanmayan füzeler kullanıldı. Saldırı sonrasında İran yönetimi misilleme saldırıları düzenlerken, bölgedeki gerilim kısa sürede daha geniş bir coğrafyaya yayıldı.

ABD ve İsrail İran’da nereleri vurdu?

Operasyonun ilk hedefleri İran’ın askeri komuta merkezleri ve stratejik devlet kurumları oldu. Özellikle Tahran’daki kritik yönetim noktaları ile istihbarat ve askeri koordinasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi.

Tahran’ın merkezi bölgelerinde bulunan Pastör ve Cumhuri caddeleri çevresindeki bazı resmi binalar saldırının ilk dalgasında vurulan yerler arasında yer aldı. İran’ın güvenlik ve istihbarat altyapısında önemli rol oynayan bazı tesislerin de ağır hasar aldığı ifade ediliyor.

Bunun yanı sıra İran’ın nükleer programı açısından kritik öneme sahip tesisler de operasyonun hedefleri arasında yer aldı. İsfahan’daki uranyum zenginleştirme merkezi ve Kum yakınlarında bulunan Fordow yeraltı nükleer tesisi saldırıların odak noktalarından biri oldu.

Operasyon sırasında ayrıca İran’ın askeri haberleşme sistemleri ve enerji altyapısı da hedef alındı. Elektrik şebekesi ve iletişim hatlarının devre dışı bırakıldığı elektronik harp saldırıları, operasyonun ilk aşamasında İran’ın koordinasyon kapasitesini önemli ölçüde etkiledi.

Operasyonda hangi silahlar kullanıldı?

ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen hava operasyonunda birçok gelişmiş silah sistemi kullanıldı. Uzmanlar, saldırının modern askeri teknolojilerin yoğun biçimde kullanıldığı en kapsamlı operasyonlardan biri olduğunu belirtiyor.

Operasyonun ilk aşamasında İsrail’e ait F-15 ve F-35 savaş uçaklarının görev aldığı ifade edildi. Bu uçaklar, hedef noktalarına yönelik hassas güdümlü mühimmatlar ve sığınak delici bombalar kullandı.

ABD’nin operasyona katılımı ise denizden fırlatılan seyir füzeleri ve ileri teknoloji balistik sistemlerle gerçekleşti. Kullanıldığı belirtilen mühimmatlar arasında şu sistemler öne çıktı:

Radara yakalanma olasılığı düşük yeni nesil Tomahawk seyir füzeleri

500 kilometre menzile sahip PrSM balistik füzeleri

LUCAS kamikaze dronları

Denizaltılardan fırlatılan MK-48 ağır torpidolar

Bu silah sistemlerinin özellikle yeraltındaki hedefleri ve deniz kuvvetlerini etkisiz hale getirmek amacıyla kullanıldığı ifade ediliyor.

İran saldırı sonrası nasıl karşılık verdi, bölgede neler yaşandı?

Saldırıların ardından İran yönetimi kısa sürede misilleme operasyonları başlattı. İran’ın balistik füze ve insansız hava araçlarıyla çeşitli hedeflere saldırılar düzenlediği bildirildi.

Tahran yönetimi tarafından başlatılan “Gerçek Vaat” operasyonu kapsamında İsrail’in yanı sıra bölgede bulunan bazı Amerikan askeri üslerinin de hedef alındığı açıklandı. İran’ın kullandığı silah sistemleri arasında hipersonik Fettah füzeleri, Siccil ve Hayber balistik füzeleri ile Şahid-136 kamikaze dronları yer aldı.

Bu gelişmeler Orta Doğu’da güvenlik risklerinin hızla artmasına yol açtı. Bazı ülkelerde hava sahalarının geçici olarak kapatıldığı ve askeri üslerde alarm seviyesinin yükseltildiği bildirildi.

Operasyonun bölgesel etkileri ve ekonomik sonuçları

İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan bu askeri gerilim, yalnızca güvenlik boyutuyla değil ekonomik etkileriyle de dünya gündemine girdi.

Özellikle küresel petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. İran’ın boğazdaki deniz trafiğini kısıtlaması ve bazı gemilere yönelik saldırı iddiaları petrol fiyatlarında ani hareketlere neden oldu.

Öte yandan bölgede artan askeri hareketlilik Doğu Akdeniz ve Orta Doğu genelinde güvenlik risklerini artırdı. Uzmanlar, yaşanan gelişmelerin bölgesel dengeler üzerinde uzun süreli etkiler yaratabileceğini değerlendiriyor.