Dünya, 28 Şubat sabahı İsrail ve ABD’nin İran nükleer tesislerine yönelik başlattığı operasyonla yeni bir döneme uyandı. İran’ın balistik füze kapasitesini ve nükleer programını hedef alan bu hamle, kısa sürede topyekûn bir bölgesel savaşa dönüştü. Saldırının ilk fazında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve kilit kadroların saf dışı bırakılmasına rağmen, Tahran’ın misilleme kapasitesi ABD’ye pahalıya patladı.
Pentagon’un En Pahalı Haftaları: 30 Milyar Dolarlık Yıkım
BAE merkezli The National gazetesinin sızdırdığı verilere göre, ABD ordusu bölgede her gün ortalama 500 milyon ile 1 milyar dolar arasında parayı kelimenin tam anlamıyla "ateşe atıyor". Toplamda 30 milyar doları bulan harcamalar, sadece fırlatılan mühimmatı değil, imha edilen 46 Amerikan uçağının ve lojistik ağın maliyetini de kapsıyor. Silah stoklarının erimesi ve jet yakıtı giderleri, Washington’un mali dengelerini sarsacak boyutlara ulaşmış durumda.
"Görünmez" Kayıplar: 13 Ölü, 365 Yaralı
Operasyonun insani boyutu da ABD iç siyasetinde büyük tartışma yaratacak cinsten. İran’ın drone ve füze sürüleriyle gerçekleştirdiği misilleme saldırılarında, Körfez ülkelerindeki ABD üsleri ağır isabet aldı. Gelen son raporlara göre 13 Amerikan askeri hayatını kaybetti, 365 asker ise yaralanarak tedavi altına alındı. Bu kayıpların, Vietnam ve Irak savaşlarından sonra bölgedeki en yoğun askeri travmalardan biri olduğu ifade ediliyor.
Hürmüz Düğümü Çözülemiyor: Pakistan’da Kritik Zirve
İki haftalık geçici ateşkes ilan edilmesine rağmen barışın önündeki en büyük engel "ekonomik koridorlar" oldu. Dünya petrol trafiğinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, küresel piyasaları felç etmiş durumda. Pakistan arabuluculuğunda devam eden görüşmelerde Tahran tarafı yaptırımların tamamen kaldırılmasını şart koşarken, ABD tarafı nükleer denetimlerde ısrarcı. Taraflar masada uzlaşamazsa, bahar aylarının çok daha sıcak geçeceği öngörülüyor.