Yeni Birlik Gazetesi Dünya Afganistan-Pakistan savaşını kim kazanır, Neden savaş açtı, Türkiye kimi destekliyor?

Afganistan-Pakistan savaşını kim kazanır, Neden savaş açtı, Türkiye kimi destekliyor?

Afganistan–Pakistan hattında yaşanan gerilim, zaman zaman “Savaş çıkarsa kim kazanır?” sorusunu gündeme taşıyor. Ancak bu tür bir senaryo yalnızca askerî güç kıyasından ibaret değil; coğrafya, iç güvenlik dinamikleri ve bölgesel dengeler de belirleyici oluyor. Mevcut tablo, iki ülke arasında topyekûn bir savaş ihtimalinden çok sınır hattı ve militan gruplar üzerinden gelişen kontrollü gerilimlere işaret ediyor.

Afganistan–Pakistan hattında yaşanan gerilim, zaman zaman “Savaş çıkarsa kim kazanır?” sorusunu gündeme taşıyor. Ancak bu tür bir senaryo yalnızca askerî güç kıyasından ibaret değil; coğrafya, iç güvenlik dinamikleri ve bölgesel dengeler de belirleyici oluyor. Mevcut tablo, iki ülke arasında topyekûn bir savaş ihtimalinden çok sınır hattı ve militan gruplar üzerinden gelişen kontrollü gerilimlere işaret ediyor.

Afganistan–Pakistan savaşında askerî güç dengesi: Kim daha güçlü?

Olası bir klasik, devletler arası savaş senaryosunda Pakistan’ın askerî kapasitesi belirgin biçimde daha yüksek görülüyor. Pakistan ordusu, personel sayısı, düzenli birlik yapısı ve kurumsal askerî tecrübesi bakımından bölgenin en güçlü ordularından biri olarak değerlendiriliyor. Modern savaş uçaklarına sahip hava kuvvetleri ve gelişmiş savunma altyapısı da bu gücü destekliyor. Ayrıca Pakistan, nükleer silaha sahip ülkeler arasında yer alıyor.

Afganistan’da ise Taliban yönetimi bulunuyor. Ülkede düzenli ve modern bir ordu yapılanması sınırlı. Hava gücü oldukça zayıf ve askerî yapı daha çok kara unsurları ile milis temelli organizasyonlara dayanıyor. Bu nedenle konvansiyonel bir cephe savaşında Pakistan’ın açık üstünlüğü olduğu yönünde genel bir kanaat bulunuyor.

Ancak askerî kapasite tek başına sonucu belirlemiyor. Afganistan’ın dağlık ve zor coğrafyası, dış müdahalelere karşı tarih boyunca ciddi direnç üretmiş bir yapı sunuyor. Gerilla savaşı ve uzun süreli yıpratma stratejileri, Afgan grupların geçmişte sıkça başvurduğu yöntemler arasında yer alıyor. Bu nedenle kısa sürede sonuçlanan bir savaş senaryosu gerçekçi görülmüyor; askerî üstünlük Pakistan’da olsa bile süreç karmaşık ve maliyetli olabilir.

Afganistan–Pakistan arasında neden çatışma yaşanıyor?

İki ülke arasındaki gerilimin temelinde tarihsel, sınır temelli ve güvenlik odaklı sorunlar bulunuyor. Bu mesele, doğrudan geniş çaplı bir toprak işgali savaşı niteliği taşımaktan ziyade sınır güvenliği ve militan gruplar ekseninde gelişiyor.

Durand Hattı sorunu

Afganistan ile Pakistan arasındaki sınır, 1893 yılında çizilen ve “Durand Hattı” olarak bilinen sınır hattına dayanıyor. Afganistan, bu sınırı tarihsel olarak tartışmalı görüyor ve resmî anlamda tam kabul etmediği yönünde bir yaklaşım sergiliyor. Sınır hattında zaman zaman silahlı çatışmalar ve karşılıklı suçlamalar yaşanıyor.

Bu sınır, özellikle Peştun nüfusun iki ülke arasında bölünmüş olması nedeniyle hassasiyet taşıyor. Sınır güvenliği, iki taraf için de millî güvenlik meselesi olarak görülüyor.

Pakistan Talibanı (TTP) gerilimi

Gerilimin bir diğer önemli başlığı Pakistan Talibanı olarak bilinen TTP. Pakistan yönetimi, Afganistan topraklarında bulunan bazı unsurların TTP’ye destek verdiğini ileri sürüyor. TTP ise Pakistan içinde güvenlik güçlerine yönelik saldırılar düzenleyen bir yapı olarak biliniyor.

Bu iddialar sonrasında Pakistan’ın Afganistan içindeki bazı hedeflere yönelik hava saldırıları gerçekleştirdiği dönemler oldu. Bu saldırılar, karşılıklı misillemelere ve diplomatik krizlere yol açtı. Böylece sınır hattındaki tansiyon zaman zaman yükseldi.

Mülteci politikaları ve güvenlik baskısı

Pakistan, uzun yıllardır milyonlarca Afgan mülteciye ev sahipliği yapıyor. Son dönemde ise düzensiz göç ve güvenlik gerekçeleriyle Afgan mültecilerin geri gönderilmesi yönünde adımlar atıldı. Bu politika, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da hassas hale getirdi.

Dolayısıyla mevcut tablo, doğrudan ilan edilmiş bir savaş durumundan ziyade; sınır güvenliği, militan gruplar ve iç istikrar kaygıları üzerinden şekillenen bir gerilim sürecine işaret ediyor.

Türkiye kimi destekliyor? Resmî tutum ne?

Türkiye’nin Afganistan ve Pakistan konusundaki politikası dengeli diplomasi çerçevesinde şekilleniyor. Ankara, Afganistan’da Taliban yönetimini resmen tanımış değil. Buna karşın sahadaki fiilî yönetimle diplomatik temas kanallarını açık tutuyor.

Pakistan ile Türkiye arasında ise uzun yıllara dayanan güçlü diplomatik ve askerî ilişkiler bulunuyor. Savunma sanayii alanındaki iş birlikleri ve siyasi temaslar dikkat çekiyor.

Ancak Türkiye’nin Afganistan–Pakistan hattında açık şekilde askerî bir tarafı desteklediğine dair bir politika bulunmuyor. Ankara’nın yaklaşımı, iki ülkeyle de diplomatik ilişkileri sürdürmek, bölgesel istikrarı desteklemek ve gerilimin diyalog yoluyla çözülmesini teşvik etmek yönünde.

Genel çerçevede Türkiye, bölgesel krizlerde doğrudan askerî taraf olmaktan kaçınan ve diplomatik çözüm vurgusu yapan bir politika izliyor. Afganistan–Pakistan geriliminde de benzer bir denge siyaseti öne çıkıyor.