Türk savunma sanayiinin son dönemde kaydettiği teknolojik sıçrama, uluslararası arenada ve bölge basınında yakından takip edilmeye devam ediyor. Baykar üretimi Bayraktar AKINCI TİHA’nın, ROKETSAN tarafından geliştirilen 300 ER (İHA-300) füzesiyle gerçekleştirdiği başarılı atış testi ve 250 kilometrenin üzerindeki deniz hedefini tam isabetle vurması, İsrail merkezli savunma ve istihbarat platformu NZIV’in radarına takıldı. Yapılan kapsamlı analizde ROKETSAN’ın geliştirdiği yeni nesil füze, İsrail Hava Kuvvetleri tarafından aktif olarak kullanılan Rampage füzesiyle mukayese edildi.

Ortak Konsept: Topçu Roketinden Havadan Fırlatılan Balistik Füzeye
İsrail medyasında yer alan değerlendirmelere göre, her iki silah sistemi de temel tasarım felsefesi açısından büyük bir benzerlik taşıyor. Kara konuşlu topçu roketlerinin modifiye edilerek havadan fırlatılan balistik füze (ALBM) konseptine dönüştürülmesi prensibine dayanan bu sistemler, düşman hatlarının derinliklerindeki kritik hedefleri imha etmek amacıyla optimize ediliyor. Ancak ROKETSAN’ın mimarisi, operasyonel esneklik bakımından rakibinden ayrılan net farklar sunuyor.
ROKETSAN 300 ER’nin En Büyük Kozu: 500 Kilometreyi Aşan Menzil
Analizde Türk füzesinin en bariz üstünlüğü olarak erişim mesafesi gösterildi. İsrail üretimi Rampage füzesi 150 ile 250 kilometre arasında bir menzile sahipken, ROKETSAN 300 ER füzesinin 500 kilometrenin üzerine çıkan menzili stratejik dengeleri değiştirebilecek bir potansiyel taşıyor.
Bu menzil kapasitesi, fırlatmayı gerçekleştiren taşıyıcı platformun (TİHA veya savaş uçağı) düşman hava savunma sistemlerinin kapsama alanına girmeden angajman başlatmasını sağlıyor. Böylelikle hava aracının hayatta kalma şansı maksimuma çıkarılırken, derin darbe operasyonlarında yüksek esneklik elde ediliyor.

İHA Entegrasyonu ve Düşük Operasyon Maliyeti
Analizde dikkat çekilen bir diğer önemli husus ise platform çeşitliliği oldu. İsrail’in Rampage füzesi ağırlıklı olarak F-35, F-16, F-15 ve Eurofighter gibi yüksek saatlik uçuş maliyetine sahip insanlı savaş uçakları tarafından taşınıyor. ROKETSAN 300 ER ise ağır bir balistik füze olmasına rağmen Bayraktar AKINCI gibi insansız hava araçlarından başarıyla ateşlenebiliyor. İHA ve uzun menzilli hassas füze kombinasyonu, Türk ordusuna son derece düşük operasyonel maliyetle stratejik caydırıcılık ve hassas vuruş imkanı sunuyor.
Rampage’in Öne Çıkan Yönleri: Elektronik Harp Koruması ve Saha Tecrübesi
NZIV platformunun analizinde İsrail yapımı Rampage’in avantajlı görüldüğü noktalar da sıralandı. Rampage’in yoğun karıştırma ve elektronik harp ortamlarında operasyon yapabilecek gelişmiş koruma sistemlerine sahip olduğu, 90 dereceye yakın dik dalış açısıyla korunaklı yapılara yüksek kinetik enerjiyle nüfuz edebildiği vurgulandı.
İki füze arasındaki en temel farkın ise "operasyonel olgunluk" olduğu belirtildi. Rampage’in uzun yıllardır gerçek savaş senaryolarında aktif olarak kullanıldığı ifade edilirken, ROKETSAN 300 ER’nin henüz test ve geliştirme aşamasının başlarında olduğu, ancak sunduğu teknik özelliklerle kısa sürede küresel pazarda ve sahada ciddi bir güç çarpanına dönüşeceği kaydedildi.