Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya, tarihinin en ciddi nüfus krizlerinden biriyle karşı karşıya. Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis) tarafından açıklanan kesinleşmiş veriler, ülkedeki doğum oranlarının dramatik bir şekilde gerilediğini gözler önüne serdi. 2025 yılı verilerine göre, ülkede dünyaya gelen bebek sayısı ve toplam doğurganlık hızı, modern dönemlerin en düşük seviyelerine ulaştı.
İkinci Dünya Savaşı’ndan Bu Yana Bir İlk
Açıklanan resmi istatistiklere göre, Almanya’da canlı doğan bebek sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 3,4 azalarak 654 bin 241’e düştü. Bir yıl içinde yaşanan yaklaşık 23 binlik bu azalma, ülkeyi İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki dönemden bu yana görülen en düşük doğum sayısıyla baş başa bıraktı.
Bir kadının doğurganlık dönemi boyunca dünyaya getirmesi beklenen ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı ise 2024 yılındaki 1,35 seviyesinden 2025'te 1,32'ye geriledi. Bu oran, en son 1,24 ile tarihi diplerin görüldüğü 1990'ların ortasından sonra, yani 1997 yılından beri kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Doğurganlık hızında son yıllarda yaşanan istikrarlı düşüş eğilimi (2022'de yüzde 8, 2023'te yüzde 7) 2025'te de hız kesmedi.
Anne Olma Yaşı Yükseliyor, Doğu Eyaletleri Kan Kaybediyor
Raporda öne çıkan bir diğer önemli veri ise kadınların anne olma yaşındaki artış oldu. Almanya'da 2025 yılında doğum yapan kadınların yaş ortalaması 31,9 olarak belirlendi.
Öte yandan, ülkenin doğu ve batı bölgeleri arasındaki demografik uçurum dikkat çekici boyutlara ulaştı. Batı eyaletlerinde toplam doğurganlık hızı 1,34 çocuk ile ülke ortalamasının üzerinde seyrederken, doğu eyaletlerinde bu oran 1,22’ye kadar gerileyerek bölgesel bazda ciddi bir alarm sinyali verdi.
Yabancı Uyruklu Kadınlarda da Düşüş Trendi Sürüyor
Demografik düşüş sadece Alman vatandaşlarıyla sınırlı kalmadı. Alman vatandaşı kadınların doğurganlık hızı 1,20’ye gerileyerek neredeyse 30 yıl önceki (1996: 1,22) seviyelerine geri döndü. Geçmiş yıllarda nüfus artışını dengeleyen yabancı uyruklu kadınlardaki doğurganlık hızı da düşüş trendinden kaçamadı. Bir önceki yıl 1,84 olan bu oran, yüzde 3,3’lük bir kayıpla 1,78’e düştü. Böylece yabancı uyruklu kadınlardaki doğurganlık hızı, son yıllardaki istisnalar hariç, 2017’den bu yana süregelen aşağı yönlü seyrini devam ettirdi.
Kriz Sadece Almanya'ya Özgü Değil: Tüm Avrupa Yaşlanıyor
Destatis’in paylaştığı veriler, nüfus yaşlanması ve doğum oranlarındaki gerilemenin küresel bir Avrupa sorunu olduğunu bir kez daha kanıtladı. Avrupa Birliği (AB) genelinde ortalama doğurganlık hızı 1,34 çocuk seviyesinde kalırken, üye ülkeler arasında da büyük uçurumlar bulunuyor. AB içinde en yüksek doğurganlık hızına 1,72 çocuk ile Bulgaristan sahipken, listenin en son sırasında 1,01 çocuk ortalamasıyla Malta yer alıyor.