Antalya'nın Kumluca ilçesi açıklarında, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz'e açılan Küresel Sumud Filosu'na ait "Family" isimli teknede büyük bir tehlike atlatıldı.
Teknede bulunan 27 aktivist, pervaneye halat dolanması nedeniyle deniz ortasında mahsur kalarak yardım çağrısında bulundu. Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde yer alan Yardımcı Burnu mevkisinde sürüklenmeye başlayan tekne için Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri hızlıca harekete geçti.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada operasyonun detaylarını paylaştı. Bakan Çiftçi, yardım çağrısının alınmasının ardından bölgeye süratle 3 Sahil Güvenlik Gemisi ve 1 Sahil Güvenlik Botu sevk edildiğini bildirdi.
Olay yerine ulaşan kahraman Sahil Güvenlik personelinin kısa sürede teknenin bordasına geçerek gerekli tüm emniyet tedbirlerini aldığını belirten Çiftçi, aktivistlerin ve teknenin güvenliğinin eksiksiz şekilde sağlandığını vurguladı. Sürüklenen "Family" teknesi, üzerindeki 27 aktivistle birlikte yedeklenerek güvenli bölge olan Adrasan Koyu'na emniyetle intikal ettirildi.
Küresel Sumud Filosu'nun Akdeniz'deki onurlu misyonu
Bakan Mustafa Çiftçi, "Sumud" kavramının Gazze'de ablukaya ve zulme karşı toprağına kök salan Filistin halkının sarsılmaz direniş iradesini temsil ettiğini ifade etti. Bu onurlu duruşun sesi olmak için Akdeniz'e açılan filonun Türkiye için büyük bir anlam taşıdığını dile getiren Çiftçi, "Gazze'nin sarsılmaz iradesi Akdeniz'de yalnız değildir. Türkiye; insanlık onurunun, mazlumun yanında duran vicdanın ve haklı mücadelenin her zaman en güçlü destekçisi olmaya devam edecektir" dedi.
Filistin'in özgürlüğü için denizlerde umut taşıyan tüm aktivistlere geçmiş olsun dileklerini ileten Bakan Çiftçi, Akdeniz'in zorlu şartlarında görevini fedakarca yerine getiren Sahil Güvenlik ekiplerini de yürekten kutladığını belirtti.
Uluslararası sularda insani yardım ve sivil toplum hareketleri
Akdeniz'de Gazze ablukasını kırmak amacıyla sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen bu tür insani yardım filoları, uluslararası deniz hukuku ve insan hakları savunuculuğu açısından büyük önem taşıyor. Geçmiş yıllarda da benzer girişimlerle adını duyuran uluslararası sivil oluşumlar, deniz hukuku sözleşmelerine göre barışçıl amaçlarla açık denizlerde seyrüsefer serbestisine sahip bulunuyor.
Devletlerin arama kurtarma (SAR) sorumluluk sahaları içinde kalan bölgelerde sivil teknelerin yaşadığı bu tür teknik arızalar ve acil durumlar, uluslararası insani yardım koridorlarının ve deniz güvenliğinin sürdürülebilirliği açısından kıyı devletlerinin reflekslerini ön plana çıkarıyor. Türkiye, imzacısı olduğu uluslararası sözleşmeler gereği kendi sorumluluk sahasındaki her türlü insani yardım ve kurtarma faaliyetini titizlikle yürütüyor.