Yeni Birlik Gazetesi Dünya Arabistan Çölü Sandığınız Gibi Değil: 8 Milyon Yıllık Yeşil Cennet Ortaya Çıktı!

Arabistan Çölü Sandığınız Gibi Değil: 8 Milyon Yıllık Yeşil Cennet Ortaya Çıktı!

Yeni bir araştırma, Arabistan Yarımadası'nın 8 milyon yıl boyunca Afrika ile Avrasya arasında bir köprü işlevi gördüğünü ve bölgenin tarihsel önemini vurguluyor. Suudi Arabistan'daki bu keşifler, insanlık tarihi ile Orta Doğu’nun jeopolitik değerini yeniden şekillendiriyor.

Yeni keşifler, Arabistan'ın insanlık tarihindeki stratejik önemini gün yüzüne çıkarıyor.

Nature dergisinde yayımlanan ve Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı ile Suudi Miras Komisyonu’nun desteklediği çarpıcı bir bilimsel araştırma, Arabistan Yarımadası’nın 8 milyon yıl boyunca Afrika ile Avrasya arasında doğal bir köprü görevi gördüğünü ortaya koydu. Bugün dünyanın en kurak çöllerinden biri olan bu bölgenin, bir zamanlar göllerle ve nehirlerle bezeli, yemyeşil bir geçiş hattı olduğu anlaşıldı.

Bilim dünyasında çığır açan çalışma

Griffith Üniversitesi İnsan Evrimi Araştırma Merkezi’nden Prof. Michael Petraglia’nın öncülüğünü yaptığı uluslararası bilim insanları, Geç Miyosen ve Pleistosen dönemlerine ait fosil ve jeolojik bulgulara dayanarak, Saharo-Arap Çölü’nün belli dönemlerde zengin su kaynaklarına sahip olduğunu belirledi. Timsahlar, su aygırları ve fillerin izlerine rastlanan bu kadim coğrafyada, memeli göçlerinin yanı sıra erken insan yerleşimlerinin de izleri tespit edildi.

Mağara oluşumları iklimin izlerini taşıyor

Northumbria Üniversitesi ve Max Planck Kimya Enstitüsü’nden bilim insanlarının mağara speleotemleri üzerine yaptığı analizler, Arabistan’da sayısız nemli dönemin yaşandığını ve bu dönemlerin iklimsel olarak göçlere elverişli ortamlar sunduğunu gösterdi. Muson etkisinin zayıflaması ve kutup buzullarındaki artışla birlikte yağışların azaldığı da ortaya kondu.

Stratejik geçiş noktası: Arabistan

Suudi Miras Komisyonu Baş Arkeoloğu Dr. Faisal al-Jibrin’in de vurguladığı gibi, Arabistan uzun süre göç yollarında göz ardı edilmiş olsa da, yapılan yeni araştırmalar bu kadim toprakların insanlık tarihinde ne kadar merkezi bir rol oynadığını bilimsel verilerle ortaya koyuyor.

Bu keşifler, yalnızca insanlık tarihinin seyrini değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Orta Doğu’nun jeopolitik öneminive bölgenin geçmişten bugüne stratejik değerini bir kez daha gözler önüne seriyor.