Yunanistan'ın önde gelen yayın organlarından Kathimerini gazetesinde yer alan analize göre, Atina yönetimi Türkiye'nin artan bölgesel gücü ve dış politika hamlelerini yakın takibe aldı.
Yunan hükümetinin, Türkiye ile ilişkilerde 2027 yılına kadar uzanabilecek süreçte beş ana kriz başlığı belirlediği ifade edildi. Atina'nın ilk büyük endişesini, Doğu Akdeniz'de planlanan Büyük Deniz Enterkonnekte (GSI) projesi kapsamındaki kablo döşeme ve sismik araştırma çalışmaları oluşturuyor. Yunanistan, Türk Deniz Kuvvetleri'nin bölgedeki kararlı duruşu karşısında geri adım atmak zorunda kalmaktan çekiniyor.
Yunanistan'ın uykularını kaçıran ikinci büyük mesele ise Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerinin teminatı olan Mavi Vatan doktrini.
Atina, Mavi Vatan yasa tasarısının sonbaharda Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelme ihtimalini yakından izliyor. Haberde, Türkiye'nin F-35 beşinci nesil savaş uçağı programına olası dönüşü ve ABD ile yürütülen diplomatik temaslar Atina'nın kontrol edemediği bir diğer başlık olarak öne çıkıyor.
Ege'de diplomasiden savunma sanayisinde küresel iş birliklerine
İki ülke arasında atılan diyalog adımlarına rağmen Atina, Ankara'nın askeri ve diplomatik alanlarda sağladığı üstünlüğü yakından takip ediyor. Türkiye ile Yunanistan arasında uzun süredir yürütülen istikşafi görüşmeler ve Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) mekanizması Ege'deki gerilimi düşürmeyi hedeflese de, Türk savunma sanayisinin küresel çapta yakaladığı ivme Yunan hükümetinin stratejik hesaplarını zorlaştırıyor.
Atina'da endişe yaratan dördüncü madde ise yerli ve milli Türk savunma sanayisinin elde ettiği başarılar oldu. İspanya, İtalya, Almanya ve İngiltere'nin yanı sıra Fransa gibi ülkelerin de Türkiye ile savunma sanayisi ortaklıklarına açık kapı bırakması Atina'yı diplomasi kulislerinde köşeye sıkıştırıyor. Son olarak Kıbrıs meselesi ve Türkiye'nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi alanlarda yürüttüğü müzakereler, Atina'nın son yıllardaki dış politika tercihlerini sorgulamasına yol açıyor.