Yeni Birlik Dünya Avigdor Liberman Batı Şeria için İsrail-Ürdün ortak yönetimi önerdi

Avigdor Liberman Batı Şeria için İsrail-Ürdün ortak yönetimi önerdi

İsrail eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman, Filistin Yönetimi'nin feshedilmesini ve Batı Şeria'da İsrail-Ürdün ortak yönetimi kurulmasını savundu.

İsrail eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Orta Doğu'daki dengelere ilişkin tartışma yaratan bir teklifte bulundu. Oslo Anlaşmaları'nın İsrail'e ağır bir bedeli olduğunu ileri süren Liberman, Filistin Yönetimi'nin tamamen feshedilmesi gerektiğini savundu. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Batı Şeria'daki politikasını da eleştiren tecrübeli siyasetçi, anlaşmalara göre C bölgelerinin İsrail'e ilhak edilmesi ve işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail-Ürdün ortak yönetiminin kurulması gerektiğini öne sürdü.

ABD siyasetine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Liberman, Donald Trump'ın görev süresi boyunca Washington'ın Filistin devletinin tek taraflı tanınmasına karşı çıkan geleneksel tutumunu sürdüreceğini iddia etti. Ancak gelecekteki ABD yönetimi için farklı bir öngörüde bulunan Liberman, Trump'tan sonra göreve gelecek başkanın, ister Cumhuriyetçi ister Demokrat olsun, Amerikan kamuoyundaki destek düşüşü nedeniyle Filistin devletini tanıyacağını ve Birleşmiş Milletler üyeliğinin önünü açacağını savundu.

Oslo Anlaşmaları ve C Bölgesi'nin statüsü

1993 yılında İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında imzalanan Oslo Anlaşmaları, Batı Şeria'yı A, B ve C olmak üzere üç ayrı idari bölgeye ayırmıştı. Anlaşma şartlarına göre Batı Şeria topraklarının yaklaşık yüzde 60'ını oluşturan C Bölgesi'nin güvenlik ve idari kontrolü tamamen İsrail'e bırakılmıştı. Yıllar içerisinde nihai statü görüşmelerinin tıkanmasıyla birlikte bölgenin geleceği uluslararası diplomasinin en tartışmalı konularından biri olmaya devam ediyor.

Filistin devletinin kurulması için zamanın daraldığını belirten Liberman, Batı Şeria'da ABD vatandaşı Filistinlilerin yaşadığı sorunların uluslararası medyada gündemde kalmasının İsrail'in üzerindeki diplomatik baskıyı artırdığını belirterek İsrail-Ürdün konfederasyonu seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.