Doğal afetler ve aşırı sıcaklar, Avrupa kıtasındaki orman varlığını tehdit etmeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) Ormancılık İşleri Sorumlusu Roman Michalak, kıta genelinde etkili olan orman yangınlarının bu yıl şu ana kadar 600 bin hektardan fazla alanı yok ettiğini açıkladı. Yılın henüz tamamlanmadığına dikkat çeken yetkililer, durumun ciddiyetini koruduğunu vurguluyor.
Temmuz Ayında Rekor Tahribat: Bir Haftada 200 Bin Hektar Yandı
2026 yılı, Avrupa ormanları açısından son yılların en ağır bilançolarından birine sahne oluyor. Yangın sezonunun bu yıl beklenenden çok daha erken başladığını belirten Roman Michalak, sadece Temmuz ayının tek bir haftasında yaklaşık 200 bin hektarlık alanın küle döndüğünü ifade etti.
Giderek büyüyen alevler yalnızca ormanlık arazileri değil; yerleşim yerlerini, çalılıkları, tarım arazilerini ve kritik altyapıları da doğrudan etkiledi. Yaşanan felaketin boyutları nedeniyle sadece İspanya ve Fransa'da yaklaşık 400 bin vatandaş güvenli bölgelere tahliye edilmek zorunda kaldı.
İspanya Tarihinin En Büyük Orman Yangınını Yaşadı
Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, 30 hektarın üzerindeki büyük çaplı yangınlar dikkate alındığında 600 bin hektarlık alan kaybedildi. Küçük çaplı yangınlar da eklendiğinde tablonun daha da ağırlaştığı belirtiliyor.
Yangınlardan en ağır darbeyi alan ülke ise İspanya oldu. Ülke genelinde yaklaşık 300 bin hektar alan kül olurken, sadece Avila bölgesinde 40 bin hektardan fazla ormanlık alan haritadan silindi. Bu yıkım, İspanya'da kayıtların tutulmaya başlandığı tarihten bu yana görülen en büyük orman yangını olarak kayıtlara geçti.
Benzer bir krizle mücadele eden Fransa'da ise 100 bin hektarın üzerinde alan yandı. Özellikle Gironde bölgesinde 40 bin hektarı aşan kayıp, ülkenin yıllık yangın ortalamasının üç katına ulaşıldığını gösteriyor.
"Orman Yangınları Artık Tüm Toplumun Meselesi"
Gelişen teknoloji ve söndürme yöntemlerine rağmen yangınların tamamen kontrol altına alınamayacağının altını çizen Michalak, bakış açısının değişmesi gerektiğini savundu. Yangın yönetiminin sadece itfaiye ekiplerinin ya da ormancıların sorumluluğuna bırakılamayacağını vurgulayan BM yetkilisi, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Son gelişmeler bize her şeyin kontrol edilemeyeceğini gösterdi. Çıkarılması gereken en önemli ders; orman yangınlarının artık yaşam biçimimizde, ekonomimizde ve toplumsal yapımızda çok daha fazla yer alması gerektiğidir. Bu durum tüm toplumun ortak bir meselesidir."
Yangınların büyük bir kısmının insan faktöründen kaynaklandığını ve bu nedenle birçoğunun önlenebilir olduğunu hatırlatan Michalak; etkili bir mücadelenin önceden hazırlık, arazi kullanım planlaması ve güvenlik tedbirlerinden geçtiğini belirtti.
İklim Değişikliği Yangın Riskini ve Süresini Artırıyor
İklim krizinin yangınlara doğrudan neden olmasa da uygun zemin ve koşulları hazırladığını ifade eden Michalak, uzayan yangın mevsimleri ve artan sıcaklık anomalilerinin riski her geçen gün yükselttiğini dile getirdi.
BM yetkilisine göre; daha sık, geniş kapsamlı ve yoğun hale gelen yangın riskine karşı mücadele sadece yaz aylarında değil, tüm yıl boyunca kesintisiz bir şekilde sürdürülmeli.