Yeni Birlik Gazetesi Dünya Avrupa Birliği nüfusu net göçün etkisiyle 452 milyona yükseldi

Avrupa Birliği nüfusu net göçün etkisiyle 452 milyona yükseldi

Eurostat'ın yayımladığı verilere göre Avrupa Birliği nüfusu 2026 başında 706 bin kişi artarak 452 milyona ulaşırken, büyüme trendi üst üste beşinci yılına girdi.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla güncellenen resmi nüfus verilerini kamuoyuyla paylaştı. 

Açıklanan istatistiklere göre AB'nin toplam nüfusu, bir önceki yılın verileriyle kıyaslandığında 706 bin kişilik bir artış göstererek 452 milyon seviyesine ulaştı. Küresel ölçekte yaşanan 2021 yılındaki Covid-19 salgını döneminde kaydedilen demografik düşüşün ardından birlik nüfusu, toparlanma eğilimini koruyarak üst üste beşinci yılını da büyüme trendiyle tamamlamayı başardı. 

Uzun vadeli demografik göstergeler incelendiğinde ise Avrupa Birliği nüfusunun son 10 yıllık periyotta 8 milyon, son 20 yıllık dönemde ise toplam 16 milyon kişi arttığı hesaplandı.

Yayımlanan raporun detaylarına göre bu yılın başında AB sınırları içerisindeki en kalabalık üye ülke 83,5 milyonluk nüfusuyla bir kez daha Almanya oldu. Nüfus büyüklüğü sıralamasında Almanya'yı sırasıyla 69,1 milyonla Fransa, 58,9 milyonla İtalya, 49,6 milyonla İspanya ve 36,3 milyonla Polonya takip etti. 

Güncel veriler, Avrupa Birliği genelinde 2012 yılından bu yana yıllık bazda gerçekleşen canlı doğum sayısının ölüm sayısından daha düşük olduğunu ve nüfusun doğal yollarla eksilme eğiliminde kalmaya devam ettiğini ortaya koydu. Ortaya çıkan bu doğal nüfus kaybı, üye ülkelere yönelik gerçekleşen yoğun net göç akışı sayesinde telafi edilerek genel nüfusun artış yönlü kalmasını sağladı.

Nüfus artışını tetikleyen göç hareketlerinin yasal altyapısı

Avrupa Birliği genelinde doğal nüfus azalışına rağmen toplam nüfusun net göçle artması, birliğin uluslararası koruma, iş gücü göçü ve sığınma politikalarını düzenleyen yasal mevzuatlarıyla doğrudan ilişkilidir. AB üyesi ülkeler, dezenformasyon ve kontrolsüz sığınmacı akınlarıyla mücadele etmek, aynı zamanda nitelikli iş gücü açığını kapatabilmek adına uzun yıllardır yürürlükte olan Dublin Yönetmeliği sistemini kökten değiştiren "Yeni Göç ve Sığınma Paktı" mevzuatını hayata geçirmiştir. Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan bu yasal düzenleme, üye ülkeler arasında sığınmacıların adil bir şekilde paylaştırılmasını, sınır kontrollerinin biyometrik verilerle (Eurodac) sıkılaştırılmasını ve göç yükünü tek başına sırtlayan sınır ülkelerine diğer üyeler tarafından zorunlu mali ya da operasyonel destek verilmesini yasal güvence altına almaktadır. Bu entegre hukuki mekanizma, AB'nin demografik yapısını dengede tutmak için ihtiyaç duyduğu düzenli göç dalgalarını idari kontrol altında yürütmesini sağlamaktadır.

Eurostat tarafından paylaşılan uluslararası demografi raporunun karşılaştırmalı analiz bölümünde komşu ülkelerin verilerine de yer verildi. Söz konusu nüfus sayımı döneminde Türkiye'nin toplam nüfusu ise resmi kayıtlarda 86 milyon 92 bin 168 kişi olarak belirlendi. Türkiye, sahip olduğu bu nüfus büyüklüğüyle Avrupa Birliği'nin en kalabalık ülkesi konumundaki Almanya'yı da geride bırakarak bölgedeki en büyük demografik güçlerden biri olmayı sürdürdü.