AB’nin Rusya’nın savaş ekonomisini durdurma hamlesi, bu kez sadece Moskova’yı değil, ona lojistik ve finansal destek sağladığı iddia edilen üçüncü ülkeleri de kapsamına aldı. Özellikle Macaristan ve Slovakya'nın vetolarını geri çekmesiyle yürürlüğe giren paket, jeopolitik bir satranç oyununa dönüştü.
Pekin'den "Küstahça" Tepkisi ve Misilleme Sinyali
Çin Ticaret Bakanlığı, AB'nin kararına karşı sessiz kalmadı. Yapılan açıklamada, yaptırımların "sistematik bir ayrımcılık" ve "yatırım engeli" olduğu savunuldu. Pekin, listenin derhal iptal edilmemesi durumunda AB’nin "ağır sonuçlarla" karşılaşacağını belirterek açıkça ekonomik misilleme mesajı verdi. Çinli şirketlerin haklarını korumak için "gerekli her türlü önlemin" alınacağı vurgulandı.
Rus Savaş Ekonomisine Finansal Kilit
Yeni yaptırım paketi, Rusya’nın Avrupa’daki finansal manevra alanını daraltmayı hedefliyor:
20 Rus bankası daha Euro işlemlerinden mahrum bırakılarak küresel sistemden izole edildi.
Kritik Teknolojiler: Rusya'nın askeri sanayisinde kullanabileceği ürünleri tedarik eden üçüncü ülke şirketleri (özellikle Çinli firmalar) ilk kez bu kapsamda listeye alındı.
Druzhba Boru Hattı: Boru hattı üzerindeki krizin çözülmesiyle birlikte, petrol gelirleri üzerindeki denetimler daha da sıkılaştırıldı.
Macron: "Avrupa Eşsiz Bir Baskı Altında"
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Atina'da yaptığı konuşmada Avrupa Birliği'ne adeta "silkelen" çağrısı yaptı. Macron’a göre Avrupa şu anda üç koldan kuşatılmış durumda:
Rusya: Doğrudan askeri ve güvenlik tehdidi.
Çin: Ticari baskı ve yaptırımlara karşı sert direnç.
ABD: Ekonomik korumacılık ve değişen küresel öncelikler.
Macron, "ABD, Rusya ve Çin devlet başkanlarının Avrupalılara karşı cephe aldığı bu eşsiz anı hafife almamalıyız" diyerek AB’nin kendi sanayi kapasitesini ve stratejik özerkliğini artırması gerektiğini belirtti.
Sanayi Hızlandırma Yasası Çin'i Tedirgin Ediyor
Krizin bir diğer boyutu ise AB'nin kendi iç pazarını korumak için hazırladığı "Sanayi Hızlandırma Yasası". Çin, bu yasada yer alan teşvik ve menşei kurallarının doğrudan Çinli devleri dışlamayı amaçladığını savunuyor. Pekin'e göre Avrupa, serbest ticaret ilkelerini terk ederek "sistematik bir ayrımcılık" yoluna girmiş durumda.