Yeni Birlik Gazetesi Dünya Bakan Fidan'dan dünya siyasetini sarsacak uyarı: 'Rusya son çaresine başvurabilir!'

Bakan Fidan'dan dünya siyasetini sarsacak uyarı: 'Rusya son çaresine başvurabilir!'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşındaki dozajın "yıkım savaşına" dönüştüğüne dikkat çekerek, tırmanan krizin Moskova’yı nükleer ya da stratejik son çareleri kullanmaya itebileceği hususunda küresel kamuoyunu uyardı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Doğu Avrupa'da devam eden Rusya-Ukrayna krizine ilişkin dünya kamuoyunun dikkatini çekmesi gereken kritik uyarılarda bulundu. Anadolu Ajansı’nın Editörün Masası yayınına katılan Fidan, çatışmaların sadece askeri cephelerle sınırlı kalmayıp coğrafi ve taktiksel olarak genişlemesinin, Rusya yönetimi üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. Bakan Fidan, bu tehlikeli gidişatın Moskova’yı elindeki nihai stratejik kartları oynamaya zorlayabileceğini ifade etti.

"Sınırlar Aşılıyor, Unutulan Tehlikeler Masaya Geliyor"

Savaşın ilk gününden itibaren "imkansız" görülen senaryoların birer birer gerçekleştiğine vurgu yapan Bakan Fidan, krizin hedefleri ve yöntemleri bakımından kontrolden çıkma noktasına geldiğini belirtti. Moskova temaslarında da bu risklerin gündeme geldiğine işaret eden Fidan, kamuoyu baskısının da Rus yönetimi üzerinde bu doğrultuda şekillendiğini ima etti. Batılı aktörlerin de durumun vehametinden haberdar olduğunu aktaran Fidan, "Daha önce olamaz denilen her adımı adım adım yaşıyoruz. Bu tırmanış sadece iki ülkeyi değil, tüm uluslararası güvenliği tehdit ediyor," ifadeleriyle küresel müdahalenin önemini belirtecektir.

Yıpratma Savaşından Var Olma Mücadelesine

Diplomatik çabaların neden askıda kaldığını analitik bir çerçevede değerlendiren Dışişleri Bakanı, sahadaki taktik değişikliğinin tehlikesine dikkat çekti. Askeri birliklerin cephe hattında insansız hava araçları ve yoğun topçu ateşleriyle birbirini yıprattığı dönemin geride kaldığını hatırlatan Fidan, krizin sivil altyapıları da içine alan bir "yıkım savaşına" dönüştüğünü vurguladı.

Fidan, bu dönüşümün yarattığı psikolojik ve stratejik kırılmayı şu sözlerle özetledi:

"Savaş cephe gerisine ve toplumsal yaşam alanlarına kaydığında, mesele askeri bir zafer ya da yenilgi olmaktan çıkar; doğrudan bir milletin var olma mücadelesine dönüşür. Böylesi bir noktada aktörler ellerindeki en yıkıcı unsurları devreye sokmaktan çekinmezler."

Müzakere Masasını Kilitleyen "Tavizsizlik" Çıkmazı

Türkiye'nin arabuluculuk rolünü üstlendiği dönemdeki kritik fırsatların kaçırıldığını ifade eden Fidan, özellikle Donetsk bölgesindeki toprak hakimiyeti konularında uzlaşı sağlanamadığını hatırlattı. Arabulucu ülkelerin ve ABD gibi kilit aktörlerin çabalarına rağmen tarafların esneklik göstermediğini belirten Fidan, askeri kapasitesine güvenen tarafların masaya oturmak yerine birbirlerini tamamen tüketmeyi beklediklerini söyledi.

Küresel Başat Güçlerin "Maliyet" Hesabı

Savaşın sonlandırılması konusunda uluslararası toplumun ortak bir vizyona sahip olmadığını vurgulayan Fidan; Avrupa, ABD, Rusya ve Ukrayna'nın önceliklerinin birbirinden tamamen farklı kulvarlarda ilerlediğini belirtti. Bazı küresel güçlerin, mevcut şartlar altında savaşı durdurmanın getireceği siyasi ve ekonomik faturayı, savaşın devam etmesinden daha yüksek gördüğünü ifade eden Bakan Fidan, bu durumun barış arayışlarını geciktiren en büyük engel olduğunu dile getirdi.