ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde hayata geçirilen ve Türkiye’ye merkezi rol tanıyan “Barış Kurulu” girişimi, Yunanistan’da sadece diplomatik kaygılara değil, ciddi bir dışlanmışlık endişesine de yol açtı.
Türkiye’nin yeni güç kanalı
Yunan medyası, Atina’daki rahatsızlığın temel nedeninin, çoğu AB üyesiyle birlikte Yunanistan’ın bu süreç dışında kalması olduğunu vurguluyor. Army Voice sitesinde yer alan analizde, asıl sorunun daha derin olduğu belirtilerek, “Türkiye bu mekanizma sayesinde Doğu Akdeniz gündemini Washington’a doğrudan taşıyabileceği yeni bir güç kanalı elde ediyor” değerlendirmesi yapıldı.
Atina için iki kritik risk
Habere göre Yunanistan, bu süreçte iki önemli riskle karşı karşıya: Birincisi, Amerikan politikasının ticari bir çizgiye kaydığı bir dönemde Türkiye’nin bu katılımı ilişkilerini güçlendirmek için kullanması. İkincisi ise Türk-Yunan ilişkilerinin, BM ve uluslararası hukuk yerine, Trump önceliklerine göre şekillenen Amerikan arabuluculuğu üzerinden ele alınması.
Army Voice, Yunan hükümetinin iki eksen arasında sıkıştığını belirtiyor: “Bir yanda Doğu Akdeniz’deki tezlerini savunmak için AB ile uyum, diğer yanda küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde Washington’la yakın ilişkileri kaybetmeme çabası, Atina hükümetini zor durumda bırakıyor.”
Türkiye-Yunanistan ve Yunanistan-GKRY-Libya arasındaki deniz yetki alanı anlaşmazlıkları yıllardır enerji ve hidrokarbon projelerini geciktiriyor. Army Voice’a göre bu noktada devreye Trump’ın pragmatik yaklaşımı giriyor: jeopolitik sorunlar ticari işlemler üzerinden çözüm paketlerine dönüştürülüyor.

Her senaryoda Ankara kazanıyor
Yunan analist George Tzogopoulos’un değerlendirmesine göre, siyasi baskı artacak ancak hangi mekanizma üzerinden yapılacağı asıl soru: “Barış Konseyi geniş yetkilerle mi hareket edecek, yoksa Amerikan arabuluculuğu mu öne çıkacak? Her durumda Ankara avantajlı konumda.”
Army Voice, süreç nasıl ilerlerse ilerlesin, Yunanistan açısından tablonun değişmediğini belirtiyor: Türkiye, bölgesel aktörlerin kendi aralarında çözüm üreteceği, Washington’ın ise arabulucu rolünü sürdüreceği bir modeli tercih ediyor. Bu durum, Atina için oyun alanının değişmesi anlamına geliyor.
Atina-Ankara hattındaki temaslar sürüyor; son olarak olumlu gündem başlığıyla görüşmeler yapıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in 12 Şubat’ta bir araya gelmesi planlanıyor. Ancak yeni Amerikan faktörü, bu temaslara ek bir belirsizlik unsuru olarak görülüyor.
Army Voice, Miçotakis hükümetinin diplomatik istişarelerde somut adımlar atması gerektiğini vurguluyor: “Türkiye, Trump ve Erdoğan arasındaki yakınlık sayesinde Washington’da ilk muhatap konumunda, Yunanistan ise dışlanıyor. Formatlar değişse de bu gerçek yıllardır değişmiyor.”