İngiltere’de Amerikan Hava Kuvvetleri unsurlarına da ev sahipliği yapan stratejik öneme sahip RAF Fairford Hava Üssü’ne yönelik şüpheli eylem planı, uluslararası siyasette geniş çaplı bir krize dönüştü. İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın, söz konusu planın yüksek olasılıkla İran merkezli kurgulandığı ve doğrudan İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından yönlendirildiği yönündeki açıklamalarının ardından, 29 ülke eş zamanlı bir bildiri yayımlayarak Londra yönetimine tam destek sundu.
ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Kanada ve Avustralya’nın da aralarında bulunduğu geniş koalisyon, yayımlanan ortak metinde Tahran’ın bölgedeki hibrit faaliyetlerini ve örtülü operasyonlarını sert bir dille kınadı.
"Hibrit Saldırılara ve Sabotajlara Karşı Kararlıyız"
Müttefik ülkeler tarafından yapılan açıklamada, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun diğer ülkelerin egemenlik alanlarında yürüttüğü iddia edilen faaliyetlerin kabul edilemez boyutlara ulaştığı vurgulandı. Kundaklama, siber saldırı, suikast planları ve sabotaj girişimlerinin doğrudan uluslararası güvenliği tehdit ettiği belirtilen bildiride, bu tür eylemlerin tespit edilmesi, engellenmesi ve faillerinin adalet önüne çıkarılması için ortak mekanizmaların çalıştırılacağı ifade edildi.
Açıklamada, "İran veya başka bir devlet adına yürütülen düşmanca faaliyetlere karşı birlik içindeyiz. Ulusal dayanıklılığımızı artırmak ve sorumlulardan hesap sormak konusunda kararlılığımız tamdır" mesajı öne çıktı.
Fairford Üssü Çevresindeki Şüpheli Araçlar Alarm Geçirmişti
Krizin fitilini ateşleyen olaylar silsilesi, 27 Eylül’de İngiliz kolluk kuvvetlerine gelen bir ihbarla başladı. Gloucestershire bölgesinde Amerikan askeri varlığının bulunduğu RAF Fairford üssüne doğru ilerleyen 3 şüpheli minibüs tespit edilmiş, polis ekipleri patlayıcı maddeler ve terör şüphesiyle operasyon düzenlemişti.
İlerleyen günlerde yapılan ek operasyonlarla gözaltı sayısı artsa da yakalanan şüpheliler adli kontrol ve kefalet şartıyla serbest bırakılmıştı. Tahran yönetimi, olayın ardından kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddederken, İngiliz istihbaratı ve Başbakanlık kanadı elde edilen verilerin doğrudan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu işaret ettiğini ısrarla vurgulamaya devam ediyor.