Yeni Birlik Gazetesi Dünya Batılı liderlerden Pekin çıkarması: Küresel dengelerde 'ikinci şok' kapıda

Batılı liderlerden Pekin çıkarması: Küresel dengelerde 'ikinci şok' kapıda

Trump’ın ticari baskıları sonrası müttefikler rotayı Çin’e kırdı. Uzmanlar, artan diplomatik akının Çin’in ticaret fazlasıyla birleşerek "ikinci Çin şoku"nu tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.

Küresel siyasetin merkezi, ABD Başkanı Donald Trump’ın sertleşen dış politika hamleleri ve müttefiklerine yönelik ticari tehditleri nedeniyle Washington’dan Pekin’e kayıyor. ABD’nin en yakın müttefikleri, ekonomik seçeneklerini çeşitlendirmek ve Washington’a "seçeneksiz değiliz" mesajı vermek amacıyla Çin’e tarihi bir diplomatik akın başlattı. 

Kanada’dan Almanya’ya kadar pek çok Batılı güç, Pekin ile yeni ortaklık zeminleri ararken, önümüzdeki hafta gerçekleşmesi beklenen kritik Trump-Şi görüşmesi dünya düzeni için bir kırılma noktası olarak görülüyor.

Müttefiklerin Pekin rotası: Kanada ve Almanya örneği

ABD’nin Kanada’yı "51. eyalet" olarak ilhak etme tehdidinin ardından, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Pekin ziyareti değişen dengelerin en somut örneği oldu. Benzer şekilde Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de Şubat ayında gerçekleştirdiği temaslarla, Alman sanayisinin Çin pazarındaki kaybını durdurmaya çalıştı. 2025 yılından bu yana Fransa, İngiltere, İspanya ve AB liderlerinin peş peşe gerçekleştirdiği bu ziyaretler, Çin devlet medyası tarafından "yükselen Çin ve gerileyen ABD" anlatısını güçlendirmek için kullanılıyor.

Kısa vadeli tavizler ve uzun vadeli riskler

Analistler, Batılı liderlerin Pekin’de imzaladığı ticari anlaşmaların "zehirli bir hediye" olabileceği uyarısında bulunuyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın viski vergisi indirimi karşılığında insan hakları ihlallerine sessiz kalması veya İspanya’nın teknoloji transferi şartı koşmaksızın Çin yatırımlarına kapı açması, stratejik özerkliğin kaybı olarak nitelendiriliyor. Çin’in 1,2 trilyon dolara ulaşan devasa ticaret fazlası, Batılı endüstrileri doğrudan tehdit ederken, küresel üretimdeki payını 2030’a kadar yüzde 45’e çıkarmayı hedeflemesi "ikinci Çin şoku" endişelerini artırıyor.