ABD ile İran arasında sağlanan ve bölgedeki askeri gerilimi düşürmeyi hedefleyen tarihi mutabakat zaptına ilişkin Washington'dan kritik bir hamle geldi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump'ın iki ülke arasındaki uzlaşma metnini planlanan 19 Haziran Cuma gününden daha erken bir tarihte kamuoyuyla paylaşabileceğini açıkladı.
Fox News ekranlarında gündemi değerlendiren Vance, ilan takviminin tamamen diplomatik protokollere ve yürütülen hassas sürece bağlı olduğunu vurguladı. Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk rolleriyle olgunlaşan anlaşma, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinden yaptırımların geleceğine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
"Amerikan Kaynaklarından Tek Bir Kuruş Aktarılmayacak"
Kamuoyunda oluşan finansal taviz iddialarına doğrudan yanıt veren Başkan Yardımcısı Vance, mutabakatın mali çerçevesine açıklık getirdi. ABD'nin Tahran yönetimine yönelik herhangi bir ekonomik yardımda bulunmayacağının altını çizen Vance, "Anlaşma metni son derece net; İran, Amerikan kaynaklarından tek bir kuruş bile almayacak." ifadelerini kullandı. Bu açıklamayla, Washington'ın İran stratejisinde finansal ödün verme politikasından uzak durduğu mesajı pekiştirildi.
Yaptırımların Hafifletilmesi Karşılığında Küresel Ekonomiye Dönüş
Anlaşmanın temel omurgasını, İran'ın uluslararası sisteme uyumu ve taahhütlerine sadık kalması oluşturuyor. Vance, Tahran yönetiminin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi durumunda, yaptırımların kademeli olarak esnetileceğini belirtti. Bu senaryoda İran'ın küresel pazarlarla yeniden entegre olabileceğini ifade eden Başkan Yardımcısı, şartların sağlanması halinde üçüncü ülkelerin de İran pazarına yatırım yapmasının önünün açılacağını kaydetti.
"İlişkileri Kökten Değiştirmeye Hazırız"
Washington'ın Tahran'a yönelik nihai beklentilerini sıralayan Vance, stratejik dönüşüm için yeşil ışık yaktı. İran'ın bölgedeki pozisyonunu değiştirmesi gerektiğini savunan Vance, şu sözlerle Beyaz Saray'ın kırmızı çizgilerini çizdi:
"Eğer normal bir ülke gibi davranmaya istekli olurlarsa, nükleer silah geliştirmeye çalışmayı ve Orta Doğu'da terör arayışını bırakırlarsa, o zaman onlarla olan ilişkilerimizi kökten dönüştürmeye hazırız.