Birleşik Krallık siyasetinde bir süredir devam eden liderlik krizi resmen son buldu. Başbakan Keir Starmer, Buckingham Sarayı’nda Kral III. Charles ile bir araya gelerek istifasını resmen sundu. Saraydan yapılan açıklamada, Kral’ın istifayı kabul ettiği duyuruldu. Starmer’dan boşalan koltuğun yeni sahibi ise İşçi Partisi içindeki en güçlü rakibi, eski Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham oldu.

Baskılara dayanamadı: İstifaya giden süreç nasıl gelişti?
Keir Starmer yönetiminin sarsılmasına yol açan süreç, ekonomi yönetimindeki aksaklıklar ve tartışmalı bürokratik atamalarla başladı. Özellikle Jeffrey Epstein ile ilişkisi bulunan Peter Mandelson’ın Washington Büyükelçisi olarak atanması ve mayıs ayındaki yerel seçimlerde yaşanan ağır mağlubiyet, Starmer’a yönelik parti içi muhalefeti alevlendirmişti.
Bardağı taşıran son damla ise 18 Haziran’da yapılan Makerfield ara seçimi oldu. Manchester Belediye Başkanlığı görevinden ayrılıp bu seçimde milletvekili olarak parlamentoya giren Andy Burnham, parti içindeki Starmer karşıtlarının doğal lideri haline geldi. Burnham’ın meclise girmesinden sadece 4 gün sonra baskılara dayanamayan Starmer, partinin yeni bir liderle yola devam etmek istediğini kabul ederek istifa sürecini başlatmıştı. 17 Temmuz'da tek aday olarak seçime giren Burnham, İşçi Partisi’nin yeni lideri ve dolayısıyla ülkenin yeni başbakanı ilan edildi.
"Görevimi huzurla devrediyorum"
Resmi istifasını sunmadan önce Downing Sokağı 10 Numara önünde kabine üyeleri ve destekçilerine seslenen Keir Starmer, iki yıllık görev süresini değerlendirdi. İşçi Partisi’ni 2019’daki büyük yenilginin ardından toparlayarak 2024’te tarihi bir zafere taşıdığını hatırlatan Starmer, "Benim görevim tamamlandı" dedi.

Ülkeyi iki yıl öncesine göre çok daha güvenli, adil ve ekonomik olarak güçlü bir konumda bıraktığını savunan eski Başbakan; sağlık sistemindeki bekleme sürelerinin azaldığını, çocuk yoksulluğuyla mücadelede yol kat edildiğini ve göçün kontrol altına alındığını ileri sürdü.
Küresel tehditler ve Ukrayna vurgusu
Veda konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Starmer, Batı demokrasilerinin zorlu bir dönemden geçtiğini belirtti. Dış tehditlerin Britanya toplumunu bölmek için her yolu denediğini ifade eden Starmer, "Özgürlüğümüze, değerlerimize ve Ukrayna’nın cesur halkına verdiğimiz sarsılmaz desteğe karşı bizi bölmek isteyecekler. Bu saldırılar karşısında Britanya’nın büyüklüğünü unutmamalıyız" uyarısında bulundu.
Görevi devralan Andy Burnham’a başarılar dileyen ve kendisine tam destek vereceğini açıklayan Starmer, "Yüzümde bir tebessümle, huzur içinde veda ediyorum" diyerek konuşmasını sonlandırdı.