Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıracak yeni bir rapor yayımladı. BM İnsan Hakları Konseyinin 62. Oturumu kapsamında paylaşılan raporda, İsrail güvenlik güçleri ile yetkililerinin Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da çocuklara yönelik sistematik ve kasıtlı hak ihlalleri gerçekleştirdiği vurgulandı. Komisyon, toplanan deliller ışığında İsrail'in çocukları hedef alarak soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları işlemeyi sürdürdüğünü net bir dille ifade etti.
Geçtiğimiz yıl İsrail'in Gazze'deki eylemlerini "soykırım" olarak nitelendiren Komisyon, yeni raporunda saldırıların boyutunun ve sistematik yapısının değişmediğini kaydetti. Raporda, çocukların doğrudan hedef alınmasının, Filistin nüfusunu tamamen veya kısmen yok etme amacını taşıyan soykırım niyetinin en somut göstergelerinden biri olduğu yinelendi.
Yeni Doğanlar ve Üreme Geleceği Kuşatma Altında
Raporda dikkat çeken en çarpıcı bölümlerden biri, Gazze'deki sağlık altyapısına ve özellikle doğum merkezlerine yönelik saldırılar oldu. İsrail askeri unsurlarının yeni doğan ünitelerini hedef alması nedeniyle bölgede düşük oranlarının hızla arttığı, kalıcı doğum kusurlarının oluştuğu ve bebek ölümlerinin kritik seviyelere ulaştığı aktarıldı. Uzmanlar, bu stratejinin Filistin toplumunun demografik devamlılığını ve üreme geleceğini doğrudan baltalamayı amaçladığı uyarısında bulundu.
Sağlık sisteminin çökertilmesinin yanı sıra, bölgeye uygulanan abluka nedeniyle baş gösteren sistematik açlığın da doğrudan çocuk ölümlerine yol açtığı belgelendi. Gıda güvensizliği, düşen aşılama oranları ve temiz suya erişimin engellenmesi, çocukları salgın hastalıkların pençesine iterken; yetimhane ve eğitim kurumlarının yıkılması ise sosyal gelişim tabanını tamamen sarstı.
Gözaltı Merkezlerinde İşkence ve Cinsel Şiddet İddiaları
Komisyon, sadece Gazze'deki bombardımanları değil, Batı Şeria ve gözaltı merkezlerindeki hak ihlallerini de mercek altına aldı. Raporda, çok sayıda Filistinli çocuğun İsrail hapishanelerinde ve gizli tutukevlerinde alıkonulduğu, ailelerine bilgi verilmeksizin ağır işkence, kötü muamele ve cinsel şiddete maruz bırakıldığı bilgisine yer verildi.
Uluslararası Adalet Divanının danışma görüşüne de atıfta bulunan rapor, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki varlığının bir an önce sonlandırılması gerektiğinin altını çizdi. Komisyon, çocuklara yönelik suçlardan sorumlu olan İsrail askerlerinin kimliklerinin tespit edildiğini belirterek, üye devletlere ve uluslararası yargı mekanizmalarına bu kişilerin hesap vermesi için somut adımlar atma çağrısı yaptı.
"Bombalar Sussa Bile Hasar Geri Döndürülemez"
Raporun sonuç bildirisinde değerlendirmelerine yer verilen Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar, ellerindeki kanıtların çok net olduğunu belirtti. Ekim 2025'te ilan edilen ateşkes sürecine rağmen çocuk ölümlerinin ve ağır yaralanmaların durmadığına dikkat çeken Muralidhar, İsrail’in uluslararası hukukun getirdiği koruma yükümlülüklerini istikrarlı bir şekilde çiğnediğini ifade etti.
Muralidhar, durumun vahametini şu sözlerle özetledi:
"Gazze ve Batı Şeria'da silahlar tamamen sussa ve bombardımanlar bitse dahi, Filistinli çocukların bir gecede iyileşmesi mümkün değil. Sağlık, eğitim ve psikolojik gelişim alanında yaratılan tahribat maalesef geri döndürülemez bir boyuta ulaştı. Çocukları hedef almak, bir halkın sadece bugününe değil, kendi kaderini tayin etme hakkına ve geleceğine saldırmaktır."