Birleşmiş Milletler (BM), Ortadoğu’da haftalardır süren diplomatik çabalara ve yürürlükteki protokollere rağmen sahada tansiyonun düşürülememesi üzerine acil bir çağrıda bulundu. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın güney kesimlerine yönelik askeri operasyonlarını sürdürmesini eleştirerek, mevcut sürecin vakit kaybetmeksizin sürdürülebilir bir barış zeminine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün konuya ilişkin resmi vizyonunu aktaran Al-Kheetan, tarafların uluslararası insancıl hukuka koşulsuz uyması gerektiğinin altını çizdi. Ortadoğu’da gerçek bir barışın tesis edilmesinin halen mümkün olduğunu ifade eden sözcü, sivillerin korunmasının ve düşmanlıkların tamamen sonlandırılmasının öncelikli şart olduğunu belirtti.
Diploması Trafiği ve Uzatılan Ateşkes Süreçleri
Bölgede 2 Mart'tan bu yana devam eden yoğun çatışma ortamını dindirmek amacıyla küresel aktörler uzun süredir masada. ABD Başkanı Donald Trump’ın nisan ayında yaptığı açıklamalarla ivme kazanan diplomasi trafiği, geçici ateşkeslerin peş peşe uzatılmasını sağlamıştı. Son olarak Washington’da gerçekleştirilen 3. tur görüşmelerinin ardından, 17 Mayıs itibarıyla 45 günlük yeni bir uzatma kararı yürürlüğe girmişti.
Ateşkes süreçlerine paralel olarak, Pakistan'ın ara buluculuğunda yürütülen arka kapı diplomasisi neticesinde İran ve ABD arasında 14 maddelik kapsamlı bir mutabakata varılmıştı. Bu tarihi mutabakat, Lübnan da dahil olmak üzere bölgedeki tüm çatışmaların diplomatik yollarla çözülmesini öngörüyordu.
Washington'da Tarihi İmza ve Sızan Güvenlik Eki
Sahadaki hareketliliğe son noktayı koyması beklenen en somut adım ise geçtiğimiz günlerde geldi. Washington'da İsrail ve Lübnan heyetleri arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turu neticesinde, 26 Haziran’da taraflar arasında bir çerçeve anlaşması imzalandı. İmzalanan bu kritik metnin ardından, anlaşmanın en hassas noktası olan "güvenlik eki"ne dair stratejik detayların da ortaya çıktığı bildirildi. Anlaşmaya rağmen sahada taciz atışlarının ve can kayıplarının sürmesi ise mutabakatın geleceğine dair endişeleri artırıyor.
İnsani Dram Büyüyor: Can Kaybı 4 Bini Geçti
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son veriler, bölgedeki yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor. 2 Mart’ta başlayan İsrail hava ve kara saldırıları neticesinde bugüne kadar 4 bin 257 kişi yaşamını yitirdi. Askere operasyonlar ve bombardımanlar nedeniyle ülkenin güneyindeki pek çok yerleşim yeri harabeye dönerken, Lübnan hükümeti yerinden edilen sivillerin sayısının 1 milyon eşiğini aşarak büyük bir insani krize dönüştüğünü rapor etti.