Yeni Birlik Dünya Bütçe açığı ve borç çıkmazı: Fransa ekonomisi tüm Avrupa'yı tehdit ediyor

Bütçe açığı ve borç çıkmazı: Fransa ekonomisi tüm Avrupa'yı tehdit ediyor

Fransa'da derinleşen siyasi belirsizlik ve tırmanan kamu borcu, yükselen borçlanma maliyetleriyle birleşerek Avro Bölgesi genelinde yeni bir finansal krizin fitilini ateşleme riski taşıyor.

KAYNAK: AA

Avro Bölgesi’nin en büyük ikinci ekonomisi konumundaki Fransa, kronikleşen mali disiplinsizlik, derinleşen siyasi istikrarsızlık ve sokağa yansıyan toplumsal tepkilerin gölgesinde tarihi bir sınav veriyor. Kamu maliyesinde yaşanan yapısal bozulma, uluslararası piyasalarda ülkenin tahvil borçlanma maliyetlerini son yılların en yüksek seviyelerine taşırken; küresel döviz piyasalarında ortak para birimi avro, ABD doları karşısında son 1,5 yılın en dip seviyesi olan 1,116 sınırına kadar geriledi. Ekonomi çevreleri, Paris merkezli bu olumsuz tablonun Avrupa genelinde yeni bir borç krizini tetikleyip tetiklemeyeceğini yakından takip ediyor.

Yapısal Borç Tuzağı: Bütçe Açığı Sınırları Aştı

Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü (INSEE) ve resmi kaynakların verilerine göre, ülkenin kamu açığı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranla yüzde 5,8 seviyesine ulaşarak Avrupa Birliği’nin belirlediği yüzde 3'lük tavan sınırı belirgin şekilde aştı. Hükümetin bu oranı ancak 2027 yılına kadar yüzde 5 seviyesine çekebileceğini öngörmesi, sorunun derinliğini ortaya koyuyor. 1974 yılından bu yana bütçe fazlası veremeyen Fransa’da zayıf seyreden vergi gelirlerine karşın kamu harcamalarının kontrol altına alınamaması, toplam borç stoğunu sürdürülemez boyutlara taşıyor.

Tırmanan Faiz Yükü Bütçenin En Büyük Kalemi Haline Geliyor

Risk priminin yükselmesiyle birlikte Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizleri, bölgenin en güvenli limanı kabul edilen Almanya tahvillerine kıyasla tarihi bir makas açtı. Borçlanma maliyetlerindeki bu keskin artış, borç servis yükünü hızla büyüterek kamu bütçesinin en masraflı kalemlerinden biri haline getirdi. Piyasa uzmanları, tahvil getiri farklarındaki artışın Fransa treasury borçlanmasını pahalılaştırdığına ve bu durumun Avro Bölgesi’nin diğer kırılgan ekonomilerine sıçrama riski taşıdığına dikkat çekiyor.

Toplumsal Tepki ve Siyasi Kilitlenme Reformları Engelliyor

Mali tablodaki kriz, siyasi alandaki kilitlenmeyle birleşerek çözümü daha da zorlaştırıyor. Parlamentosunda çoğunluğu sağlayamayan ve sık sık hükümet krizleriyle karşı karşıya kalan Fransa'da, kemer sıkma politikaları ile bütçe kısıntıları sokakta sert tepkiyle karşılık buluyor. Emeklilik yaşı, vergi düzenlemeleri ve sosyal yardım kısıntılarına karşı düzenlenen grev ile kitlesel eylemler, hükümetin manevra alanını daraltıyor. Siyasi kararsızlığın sürmesi, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkenin kredi notuna yönelik olumsuz revizyon riskini daima gündemde tutuyor.

Alım Gücü Düşüyor, Büyüme Beklentileri Zayıflıyor

Gıda ve enerji maliyetlerindeki yüksek seyir halkın satın alma gücünü eritmeye devam ederken, iç tüketimdeki durgunluk ekonomik büyümeyi baskılıyor. Küresel ticaretteki yavaşlama ve Avrupa sanayi sektöründeki daralma ile birleşen bu faktörler, Fransa'nın krizden çıkış reçetelerini zorlaştırıyor. Analistler, Fransa gibi dev bir ekonominin borç sarmalına girmesinin, geçmişte Yunanistan veya İtalya gibi ülkelerde yaşanan krizlerden çok daha geniş kapsamlı ve yıkıcı etkiler doğurabileceği konusunda Avro Bölgesi yetkililerini uyarıyor.