Bakanlık açıklamasında, Vang’ın ABD ve İsrail’in müzakereler devam ederken İran’a saldırmasının uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını ihlal ettiğini ifade ettiği aktarıldı. Vang, “Egemen bir ülkenin liderinin öldürülmesi ve rejim değişikliğinin kışkırtılması kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
Vang Yi, çatışmanın Körfez bölgesine sıçradığına ve Orta Doğu’daki durumun tehlikeli bir noktaya ilerlediğine dikkat çekerek, Çin’in gelişmelerden endişe duyduğunu belirtti.
“Askeri Eylemler Derhal Durdurulmalı”
Çatışmanın yayılması ve gerilimin kontrol edilemeyecek bir seviyeye tırmanmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Vang, askeri eylemlerin derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Çin’in Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın amaç ve ilkelerini savunduğunu ifade eden Vang, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına karşı olduklarını belirtti. Diyalog ve müzakere sürecine dönülmesinin gerekli olduğunu kaydeden Vang, tüm tarafların barışı desteklemesi ve diğer aktörleri diplomatik sürece teşvik etmesi gerektiğini söyledi.
“Uluslararası Toplum Açık ve Net Tavır Almalı”
Tek taraflı eylemlere karşı ortak bir tepki verilmesi gerektiğini dile getiren Vang Yi, “BM Güvenlik Konseyinin onayını almadan egemen ülkelere saldırmak, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kurulan barışın temelinin altını oyuyor. Uluslararası toplum dünyanın orman kanununa dönüşüne karşı çıkan açık ve kati bir ses çıkarmalı.” ifadelerini kullandı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Orta Doğu’nun istikrarına zarar verdiğini belirttiği aktarıldı. Lavrov’un, Rusya’nın Çin ile benzer bir pozisyonu paylaştığını ve Birleşmiş Milletler ile Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi platformlarda savaşın durdurulması ve diplomatik müzakere sürecine dönülmesi yönünde çağrı yapmaya hazır olduklarını ifade ettiği bildirildi.