Çin yönetimi, ABD'nin 19 Nisan'da Umman Körfezi'nden Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışırken müdahale ederek el koyduğu İran bayraklı "Touska" adlı kargo gemisine dair iddialara sert bir yanıt verdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın gemide Çin'den gelen ve savaşa destek sağlamaya yönelik malzemeler bulunduğu yönündeki açıklamaları, Pekin tarafından "spekülasyon" olarak nitelendirildi.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında yaptığı açıklamada, söz konusu geminin yabancı bir konteyner gemisi olduğunu vurguladı.
Çin'in yanlış ilişkilendirmeleri kabul etmeyeceğini belirten Sözcü Guo, ülkesinin sorumlu bir büyük güç olarak uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme konusunda daima bir rol model olduğunu ifade etti.
Trump ve Haley'den ardı ardına gelen suçlamalar
ABD Başkanı Donald Trump, gemide Çin'den İran'a giden ve "hediye" olarak nitelendirdiği içerikler olduğunu ileri sürmüştü. Durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getiren Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir mutabakatları olduğunu sandığını belirterek şaşkınlığını ifade etmişti. ABD'nin eski Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley ise iddiaları bir adım daha ileri taşıyarak, el konulan geminin füzelerin ateşlenmesinde kullanılan kritik kimyasalları taşıdığını savundu.
Deniz güvenliği ve Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği, dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından biri olma özelliğini korumaktadır. Uluslararası enerji hukukuna göre, bu bölgede yaşanan gemi alıkoyma operasyonları ve "seyrüsefer serbestisi" tartışmaları, küresel enerji fiyatları üzerinde doğrudan bir baskı oluşturmaktadır. Geçmiş yıllardaki verilere bakıldığında, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan benzer gerilimlerin ardından ham petrol varil fiyatlarında %5 ile %15 arasında değişen ani dalgalanmalar yaşandığı görülmektedir.
Pekin ve Washington arasındaki bu son gerilim, bölgedeki deniz güvenliği denetimlerinin ve ambargo uygulamalarının uluslararası diplomatik krizlere dönüşme potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Çin tarafı, kendi ticari faaliyetlerinin meşruiyetini savunurken, ABD kanadı el konulan malzemelerin askeri amaçlarla kullanılacağı konusundaki ısrarını sürdürüyor.