Çin yönetimi, stratejik sektörlerdeki bilgi birikimini korumak ve ulusal güvenliği pekiştirmek amacıyla kritik bir düzenlemeyi resmen yürürlüğe koydu. Devlet Konseyi tarafından açıklanan 19 maddelik yeni yönetmelik kapsamında; başta yapay zeka olmak üzere ülkenin kritik teknolojik imkanlarını illegal yollarla yurt dışına aktaran veya ihracat-ithalat kurallarını ihlal eden Çin vatandaşlarına yurt dışına çıkış yasağı uygulanabilecek.
Nihai kararla birlikte Pekin, sanayi ve teknoloji alanındaki hassas verilerin sınır dışına sızdırılmasını engellemek adına kontrol mekanizmalarını en üst düzeye çıkarmış oldu. Yeni mevzuat uyarınca ayrıca yurt dışında herhangi bir suç işlediği tespit edilen vatandaşların, ülkeye döndükten sonra 6 aydan 3 yıla kadar seyahat kısıtlamasına tabi tutulabileceği belirtildi.
Yapay Zeka Rekabetinde Sınır Boyu Denetim
Devlet Konseyi yetkilileri, hayata geçirilen hukuki çerçevenin temel amacını "ulusal egemenliği, devlet güvenliğini ve ekonomik kalkınma çıkarlarını muhafaza etmek" olarak tanımlıyor. Ancak söz konusu adımın, Çin ile ABD arasında giderek tırmanan küresel teknoloji rekabetinin tam ortasında atılmış olması dikkat çekiyor.
Çin hükümeti, bu düzenlemenin ilk sinyallerini geçtiğimiz dönemde vermişti. Çinli yapay zeka girişimi Manus'un ABD merkezli teknoloji devi Meta'ya satışı Nisan ayında Pekin yönetimi tarafından engellenmiş, şirketin kurucu ortakları hakkında seyahat kısıtlamaları getirilmişti. Yürürlüğe giren son mevzuat, bu tür munferit kararları yasal bir standarta oturtmuş oldu.
Yasağın İlk Gününde Sosyal Medya İddiaları Çalkalandı
Yeni yaptırımların uygulamaya girdiği ilk gün, uluslararası kamuoyunda ve sosyal medya platformlarında çarpıcı iddialar gündeme geldi. Çinli teknoloji devi Huawei'in kurucusu Ren Zhengfei ve ailesinin ülkeyi gizlice terk ettiği yönünde bazı spekülasyonlar yayıldı. Resmi makamlarca doğrulanmayan bu söylentiler, Pekin'in teknoloji dünyasındaki aktörler üzerindeki baskısını ve yeni yasakların oluşturduğu yankıyı bir kez daha gözler önüne serdi.