Yeni Birlik Gazetesi Dünya Doğadan ilham alan ölüm algoritmaları: Çin otonom savaş sistemlerini hızlandırdı

Doğadan ilham alan ölüm algoritmaları: Çin otonom savaş sistemlerini hızlandırdı

Çin’in yapay zekâ destekli otonom silah sistemlerine yönelik çalışmaları hız kazanırken, bilim insanlarının hayvan davranışlarından ilham alan drone algoritmaları geliştirdiği ortaya çıktı.

MUHABİR: Gökhan Erek

ABD medyasının yaptığı haberde Çin’in askeri yapay zeka ve otonom drone teknolojilerinde doğadan ilham alan sıra dışı bir yaklaşım benimsediği belirtiliyor. Habere göre Çinli bilim insanları; şahinlerin av seçme reflekslerinden, güvercin sürülerinin ani tehditlere karşı geliştirdiği kaçış manevralarına kadar pek çok hayvan davranışını matematiksel modellere dönüştürüyor.

Halk Kurtuluş Ordusu’yla bağlantılı üniversitelerde yürütülen bu çalışmaların, insan müdahalesi olmadan hedef tespit edebilen ve saldırı kararı verebilen drone algoritmalarına temel oluşturduğu belirtiliyor. Amaç, zayıf noktaları kendi başına analiz eden ve eşgüdümlü şekilde harekete geçebilen otonom sistemler geliştirmek.

Çin’in bu alandaki ilerlemesi yalnızca akademik çalışmalarla sınırlı kalmıyor. Savunma sanayii şirketleri ve üniversitelerin 2022’den bu yana yaklaşık 930 patent aldığı, ABD’deyse aynı dönemde bu sayının 60 civarında kaldığı ifade ediliyor. Üstelik Amerikan patentlerinin bir bölümünün de Çinli araştırmacılarla dolaylı bağlantılara sahip olduğu ileri sürülüyor.

WSJ’ye göre Pekin yönetimi, yapay zekayı barutun icadıyla kıyaslanabilecek kadar dönüştürücü bir teknoloji olarak görüyor. Çinli stratejistler, geleceğin savaşlarının büyük ölçüde insansız sistemler üzerinden yürütüleceğine inanıyor.

çin ve abd arasındaki fark

Bu vizyonun arkasında Çin’in üretim gücü de yatıyor. Ülkenin yılda yaklaşık bir milyon drone üretebilecek kapasiteye sahip olduğu, ABD’nin ise çok daha yüksek maliyetlerle yalnızca on binler seviyesinde üretim yapabildiği vurgulanıyor.

Çin’in kamuoyuna tanıttığı sistemler arasında kamyonlardan fırlatılabilen yüzlerce drone’dan oluşan sürüler, daha küçük insansız hava araçlarını taşıyıp havada bırakan “ana platform” drone’lar ve silahlandırılmış robotik kara araçları da bulunuyor. Bu unsurların, tek bir ağ içinde koordineli biçimde kullanılmasının planlandığı belirtiliyor.

Analizde dikkat çeken bir diğer iddia ise Halk Kurtuluş Ordusu’nun operasyonel deneyim eksikliğiyle ilgili. 1970’lerin sonundan bu yana büyük ölçekli bir savaş tecrübesi bulunmayan ordunun, katı hiyerarşi ve deneyimsiz komuta kademesinden kaynaklanan sorunları yapay zeka destekli otonomiyle aşmayı hedeflediği öne sürülüyor.

Ayrıca Ukrayna savaşında görülen yoğun elektronik harp ve sinyal bozma faaliyetlerinin, insan kontrollü drone’ların kırılganlığını ortaya koyduğu; Çin’in de bu derslerden yola çıkarak daha bağımsız çalışan sistemlere yöneldiği aktarılıyor.