ABD Başkanı Donald Trump'ın Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'ne (NATO) yönelik sert eleştirileri ve ittifaktan çekilme ihtimaline dair sinyalleri, küresel diplomasinin merkezini hareketlendirmeye devam ediyor.
Son dönemde yaşanan ABD-İran geriliminin ardından NATO üyesi ülkeleri savunma harcamaları ve askeri katkı payları üzerinden sert bir dille eleştiren Trump'ın, ittifakın geleceğini doğrudan etkileyecek olan zirveye katılıp katılmayacağı uluslararası kamuoyunda büyük bir merak konusuydu. Diplomatik kaynaklardan elde edilen bilgilere göre Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde belirsizliklere son vererek Ankara'daki zirvede yer alacağını ifade etti.
Middle East Eye (MEE) tarafından paylaşılan ve ismi açıklanmayan diplomatik kaynaklara dayandırılan detaylarda, iki liderin 20 Mayıs'ta yaptığı telefon görüşmesinde Ankara'daki buluşmanın teyit edildiği aktarıldı.
Öte yandan, resmi bir karar alınmamış olmakla birlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 25 Haziran'da Los Angeles'ta oynanacak olan ABD-Türkiye Dünya Kupası maçı vesilesiyle gerçekleştireceği olası ABD ziyareti kapsamında, iki liderin NATO Zirvesi öncesinde de bir araya gelebileceği senaryoları üzerinde duruluyor.

Ankara'daki 36. NATO Zirvesi için geri sayım başladı
Kuzey Atlantik İttifakı'nın en stratejik buluşmalarından biri olarak kabul edilen 36. NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek. Bu tarihi organizasyon, Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinin 74. dönümümüne denk gelmesiyle ayrı bir diplomatik önem taşırken, aynı zamanda 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi'nin ardından Türkiye'de düzenlenen ikinci NATO liderler zirvesi olma özelliğini taşıyor. Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda kentte olağanüstü güvenlik önlemleri alınmaya başlanırken, zirve haftasında (6-12 Temmuz 2026) kamu hizmetlerinin aksamaması ve güvenlik protokollerinin eksiksiz uygulanabilmesi amacıyla Başkentteki birçok ilçede kamu personeline yönelik idari izin düzenlemeleri ve toplu etkinlik yasakları gibi geniş kapsamlı lojistik tedbirler şimdiden hayata geçiriliyor.
Avrupalı üst düzey diplomatlar, Trump'ın ittifaka yönelik tutumunun zirvede yaratabileceği atmosferi değerlendirirken çarpıcı ifadeler kullanıyor.
MEE'ye konuşan Avrupalı bir yetkili, Trump'ın katılım göstermesinin zirvede sert tartışmaları ve kargaşayı beraberinde getirebileceğini, ancak katılmamasının transatlantik ittifakın geleceğine çok daha derin ve tamir edilemez zararlar vereceğini vurguluyor. Başta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte olmak üzere Avrupalı liderlerin, Ankara'daki temaslar sırasında hem Trump'ın savunma bütçesi yük paylaşımı konusundaki taleplerini dengeleyecek hem de Avrupa'nın kolektif güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir stratejik çerçeve sunmak için yoğun bir diplomasi trafiği yürütmesi bekleniyor.
"Baskı kurulmadıkça hiçbir şeyi anlamıyorlar"
Donald Trump, ABD-İran arasındaki askeri ve diplomatik gerilim dalgasının ardından müttefik ülkelerin sergilediği tutumu eleştirerek ittifaka yönelik sert tavrını sürdürmüştü.
Trump, daha önce yaptığı resmi açıklamalarda, "NATO ülkeleri, askeri açıdan yok edilmiş olan çılgın ülke İran konusunda hiçbir şey yapmadı. ABD’nin NATO’dan hiçbir beklentisi yok. Bunu asla unutmayın" diyerek ittifaktan çekilme seçeneğinin masada olduğunu açıkça beyan etmişti.
Görüşmenin ardından kendisine ait Truth Social platformu üzerinden de müttefikleri hedef alan paylaşımlarda bulunan Trump, "Bu insanların hiçbiri, maalesef buna bizimkiler de dahil, NATO dahil olmak üzere, üzerlerinde baskı kurulmadıkça hiçbir şeyi anlamıyor" ifadelerini kullanarak, temmuz ayındaki Ankara zirvesinde savunma harcamalarının artırılması yönündeki küresel baskısını artıracağının sinyallerini verdi.