ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine yeniden açılması amacıyla İran'ın arabulucular kanalıyla sunduğu 7 günlük ateşkes teklifini geri çevirmesinin ardından diplomatik süreçlere dair değerlendirmelerde bulundu.
Axios'a mülakat veren Trump, ABD'li müzakerecilerin bu hafta İran tarafıyla yeni temaslar kurmasını beklediğini ifade etti. İran'ın bir anlaşma zeminine çekilmek istediğini ancak sunulan şartların ABD'nin hedefleriyle örtüşmediğini belirten Trump, Tahran yönetimine yönelik askeri seçeneklerin de daima gündemde kaldığını vurguladı.
Körfez hattındaki petrol akışına ilişkin iddialara da değinen Trump, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatı kolaylaştırdığını ve hafta sonu boyunca 20 milyon varilden fazla petrolün bölgeden ihraç edildiğini öne sürdü.
Katar ve bölgesel arabulucular iki ülke arasındaki müzakere masasını yeniden kurmaya çalışırken, Washington ile Tahran hattındaki temel fikir ayrılıkları derinliğini koruyor. İran yönetimi görüşmelerin merkezine ABD'nin deniz ablukasını ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisini koymak isterken; Trump yönetimi ise İran'ın nükleer programında taviz vermesini ön şart olarak masaya sürüyor.
Hürmüz Boğazı ve nükleer diplomaside ABD-İran dengesi
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinden tırmanan gerilim, küresel enerji piyasalarını ve nükleer diplomasi trafiğini doğrudan etkiliyor. Washington yönetimi, Boğaz'ın güvenliğini gerekçe göstererek bölgedeki askeri varlığını ve ablukasını pekiştirirken; Tahran ise stratejik geçiş noktası üzerindeki denetim gücünü müzakerelerde bir koz olarak kullanmayı hedefliyor.
Nükleer anlaşmanın geleceği ve yaptırımların kaldırılması talepleriyle birleşen bu kriz, bölgesel aktörlerin yürüttüğü arabuluculuk girişimlerine rağmen tarafların taviz vermeyen tutumları nedeniyle diplomatik bir kördüğüme dönüşme riski taşıyor.