Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, salgın kapsamında şu ana kadar 5’i kesinleşmiş toplam 8 vaka tespit edildi. Virüs kaynaklı ilk ölüm vakası 11 Nisan’da Hollandalı bir yolcuda görüldü. Bu vakayı takiben, söz konusu yolcunun eşi Güney Afrika’da hayatını kaybetti. Son olarak 2 Mayıs tarihinde Alman uyruklu bir yolcunun daha yaşamını yitirmesiyle toplam can kaybı 3’e çıktı. Gemi rotasını İspanya’nın Kanarya Adaları’na çevirmişken, virüsün gemi dışındaki temaslı kişiler aracılığıyla farklı coğrafyalara taşındığı kesinleşti.
Ülkeler Bazında Güncel Durum ve Karantina Süreçleri
Hollanda'da, hayatını kaybeden yolcu ile temas kurduğu belirlenen KLM Havayolları bünyesindeki bir kabin memuru karantinaya alındı; ancak yapılan testlerin sonucu negatif çıktı. Singapur’da gemide bulunan 2 kişi yüksek şüpheyle izlemeye alınırken, İsviçre Federal Halk Sağlığı Dairesi (FOPH), enfekte bir hastanın Zürih Üniversite Hastanesinde tedavi gördüğünü açıkladı.
İsrail'de ise Doğu Avrupa ziyareti sırasında enfekte olduğu değerlendirilen bir kişide virüs tespit edildi. İsrailli yetkililer hastanın durumunun stabil olduğunu, yoğun bakım veya karantina ihtiyacı bulunmadığını bildirdi. Son olarak İngiltere, ülke sınırlarındaki ilk hantavirüs vakasını resmen doğrulayarak salgının yayıldığı ülkeler listesine eklendi.
DSÖ ve CDC Tarafından Alınan Acil Durum Tedbirleri
DSÖ Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus, ilk enfeksiyonların Güney Amerika’da gerçekleştirilen bir kuş gözlem turu sırasında kapılmış olabileceği ihtimali üzerinde durulduğunu belirtti. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), mevcut tabloyu "3. seviye acil durum" koduyla takibe alarak Acil Durum Operasyonları Merkezini faaliyete geçirdi. Uzmanlar, hantavirüsün kuluçka süresinin 6 haftaya kadar uzayabilmesi nedeniyle önümüzdeki günlerde yeni vakaların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Hastalığın Bulaşma Yolları ve Pandemi Riski Değerlendirmesi
Hantavirüs; kemirgenlerin salyaları, dışkıları ve idrarları yoluyla insanlara bulaşan, yüksek ateş ile şiddetli solunum yetmezliğine yol açabilen ciddi bir hastalık olarak tanımlanıyor. Hastalığın klinik seyri ağır olsa da DSÖ yetkilileri, virüsün yayılma mekanizmasının COVID-19’dan farklı olduğunu vurguladı. Mevcut veriler ışığında, salgının küresel bir pandemiye dönüşme riskinin düşük olduğu ifade edilerek, kamuoyuna itidal çağrısında bulunuldu.