ABD’nin Kentucky eyaletindeki ve dünyanın en büyük mağara sistemi olarak bilinen Mammoth Cave’de yürütülen çalışmalar, bilim insanlarını heyecanlandıran bir keşfe sahne oldu. 675 kilometreyi bulan yer altı mağara ağında, 325 milyon yıl önce yaşamış iki yeni köpekbalığına ait fosiller gün yüzüne çıkarıldı.
Uzmanlar, fosillerin bulunduğu bölgenin geçmişte sıcak ve sığ denizlerle kaplı olduğuna işaret etti. Bu denizlerde çok sayıda balık türü ve büyük yırtıcıların yaşadığı belirtilirken, Mammoth Cave’de bugüne kadar 70’ten fazla antik balık türünün tespit edildiği aktarıldı.
İki yeni tür tanımlandı
Yeni keşfedilen türler Troglocladodus trimblei ve Glikmanius careforum adıyla kayda geçti. Araştırmacılara göre bu canlılar, ctenacanth olarak bilinen antik bir köpekbalığı grubuna ait. Her iki türün de yaklaşık 3 ila 3,6 metre uzunluğa ulaştığı ve boyutlarının günümüz okyanus köpekbalıklarıyla benzerlik gösterdiği ifade edildi.,
Keşif, yalnızca yeni türlerin tanımlanmasıyla sınırlı kalmadı. Glikmanius careforum’a ait genç bir bireyin kısmi çene kalıntıları, köpekbalıklarının kıkırdak yapısına ilişkin nadir veriler sundu. Kıkırdak dokuların fosilleşmesinin güç olması nedeniyle bu bulgunun bilimsel açıdan özellikle değerli olduğu vurgulandı.
Araştırmacılar, fosillerin süper kıta Pangea’nın oluşum sürecine denk gelen bir döneme ait olduğunu belirtti. Kara kütlelerinin birleşmesiyle birlikte deniz seviyelerindeki iniş-çıkışların, köpekbalıklarının yayılımını ve çeşitlenmesini etkilediği değerlendiriliyor.
Dar geçitlerde titiz çalışma
Fosillerin, mağaranın dar koridorlarında ve nehir kanallarında yürütülen zorlu saha çalışmalarıyla bulunduğu kaydedildi. Araştırmacılar ve gönüllüler, hassas kalıntılara zarar vermemek için saatler süren dikkatli bir çalışma yürüttü. Mağaranın sabit sıcaklığının, fosillerin iyi korunmasına katkı sağladığı da belirtildi.
Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre bu buluşun, Mammoth Cave’deki keşiflerin yalnızca başlangıcı olabileceği ifade edildi. Mağaranın derinliklerinde, tarih öncesi deniz yaşamına dair yeni bulgulara ulaşılabileceği değerlendiriliyor.