Teknoloji dünyasının en çok konuşulan isimlerinden Elon Musk, işe alım stratejilerine bir yenisini daha ekledi. Tesla bünyesinde geliştirilen Dojo3 süper yapay zeka bilgisayarı projesi için çalışmaları hızlandıran Musk, klasik öz geçmiş değerlendirmelerini ikinci plana iten dikkat çekici bir yöntem benimsedi.
Musk’ın bu çıkışı, hem teknoloji çevrelerinde hem de insan kaynakları dünyasında geniş yankı uyandırdı.
Dojo3 Projesi İçin Farklı Başvuru Çağrısı
Elon Musk, X üzerinden yaptığı paylaşımda Dojo3 projesi kapsamında yeni başvurular arandığını duyurdu. Ancak bu çağrıda alışıldık kriterler yer almadı. Musk, değerlendirmeye alınmak isteyen adaylardan yalnızca “çözdükleri en zor teknik problemlere dair üç madde” sunmalarını istedi.
Paylaşımda diploma, referans mektubu ya da uzun öz geçmiş listelerine ilişkin herhangi bir şart belirtilmedi. Bu yaklaşım, Musk’ın yetkinlik ve problem çözme becerisini merkeze alan yönetim anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi.
Musk’ın Alışılmışın Dışındaki Yönetim Tarzı
Elon Musk’ın insan kaynakları konusundaki sıra dışı tutumu daha önce de gündeme gelmişti. ABD’de Hükümet Verimliliği Bakanlığı’nın başında bulunduğu dönemde, 250 binden fazla federal çalışanın işine son verilmesiyle sonuçlanan süreçte kamu çalışanlarından son başarılarını beş madde halinde e-posta yoluyla iletmelerini istemişti. Şubat ayında yaptığı bir paylaşımda ise yanıt vermeyenlerin bu durumu istifa olarak değerlendireceğini belirtmişti.
Benzer bir yaklaşımı, X’in CEO’luğunu devraldığı dönemde de uygulamıştı. Bu yöntem, Musk’ın performans ve somut çıktı odaklı bakış açısının bir yansıması olarak değerlendirildi.
“Kağıda Değil Sohbete İnanmalısınız”
Musk, daha önce katıldığı bir podcast yayınında öz geçmişlere mesafeli yaklaşımını açıkça dile getirmişti. John Collison ve teknoloji podcaster’ı Dwarkesh Patel ile gerçekleştirdiği yayında, yazılı referanslardan ziyade birebir iletişime önem verdiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullanmıştı:
“Öz geçmiş çok etkileyici görünebilir. Ama 20 dakika sonraki sohbet ‘Vay’ dedirtmiyorsa, kağıda değil sohbete inanmalısınız”
Bu sözler, Musk’ın işe alım sürecinde teknik derinlik ve doğrudan iletişimi ön planda tuttuğunu ortaya koydu.