ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı operasyonlar ile İran’ın buna verdiği karşılıklar, küresel petrol arzında belirsizliğe yol açtı. Bu gelişmeler, enerji piyasalarında arz endişelerini artırdı.
Dünya petrol sevkiyatında kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar ve İran ile Körfez Bölgesi’ndeki enerji tesislerinin hedef alınması, petrol fiyatlarında dalgalanmayı tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Küresel ölçekte petrol fiyatları 100 doların üzerinde seyretmeye devam ederken, piyasalardaki oynaklık sürdü.
ABD Yönetiminin Müdahaleleri Sınırlı Etki Gösterdi
ABD yönetimi, artan enerji maliyetlerini kontrol altına almak amacıyla çeşitli önlemleri devreye aldı. Bu kapsamda stratejik rezervlerin kullanımı ve yaptırımların geçici olarak esnetilmesi gibi adımlar atıldı.
Ancak alınan bu önlemler, artan jeopolitik risklerin gölgesinde piyasada beklenen etkiyi göstermedi. Beyaz Saray’ın enerji maliyetlerini düşürmek için farklı seçenekleri değerlendirdiği belirtilirken, uzmanlar küresel petrol akışının önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının fiyatlar üzerinde belirleyici olabileceğine dikkat çekti.
Stratejik Petrol Rezervlerinden Büyük Tahliye
ABD’nin petrol piyasasına doğrudan müdahalesi Stratejik Petrol Rezervi üzerinden gerçekleşti. Uluslararası Enerji Ajansı üyesi 32 ülkenin koordineli kararı kapsamında toplam 400 milyon varil petrol ve rafine ürün piyasaya sunulacak.
ABD Enerji Bakanlığı, bu plan çerçevesinde 11 Mart’ta 172 milyon varil petrolün rezervlerden piyasaya sürüleceğini açıkladı. Bu adım, ülke tarihindeki en büyük rezerv tahliye operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Enerji Bakanı Chris Wright, rezervlerden petrol akışının 20 Mart itibarıyla başladığını ve günlük 1 ila 1,5 milyon varil seviyesinde olmasının beklendiğini bildirdi.
Yaptırımlarda Geçici Esneme Kararları Alındı
ABD yönetimi, küresel arzı desteklemek amacıyla yaptırım politikalarında da geçici esnemeye gitti. Bu kapsamda Rusya, Venezuela ve İran petrolüne yönelik bazı kısıtlamalar sınırlı süreyle gevşetildi.
ABD Hazine Bakanlığı, 5 Mart’ta Hint rafinerilerinin Rus petrolü alımına izin veren 30 günlük geçici bir muafiyet yayımladı. Ardından 12 Mart’ta denizde mahsur kalmış Rus petrolünün satın alınmasına izin verildi.
Benzer şekilde Venezuela’nın petrol sektörüne yönelik kısıtlamalar esnetilirken, 20 Mart’ta denizde bekleyen İran petrolünün satışına sınırlı süreli izin tanındı. Bu düzenlemelerin yalnızca halihazırda nakliye aşamasında bulunan petrol ile sınırlı olduğu açıklandı.
ABD’de Benzin Fiyatları Yükseldi
ABD’de akaryakıt fiyatları, tüm müdahalelere rağmen artış eğilimini sürdürdü. Amerikan Otomobil Birliği verilerine göre, 23 Mart itibarıyla normal benzinin ortalama fiyatı galon başına 3,96 dolar olarak ölçüldü. Bu rakamın bir ay önce 2,94 dolar seviyesinde olduğu kaydedildi.
Benzin fiyatları aylık bazda yaklaşık 1 dolar artarken, yıllık bazda yüzde 26,6 yükseldi. Fiyatlar eyaletlere göre farklılık gösterirken, Kaliforniya’da 5,8 dolara kadar ulaştı. Washington ve Hawaii eyaletlerinde ise ortalama fiyatın 5 doların üzerinde olduğu bildirildi.
Artan Maliyetlerin Ekonomiye Etkisi
Yükselen akaryakıt fiyatlarının, lojistik giderleri artırarak gıda ve temel tüketim ürünlerinde maliyet baskısını yükseltmesi bekleniyor. Enerji maliyetlerindeki artışın, genel ekonomik dengeler üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.