ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanırken tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’a ilişkin açıklanan yeni dava belgeleri, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan dosyalarda, aralarında reşit olmayanların da bulunduğu 43 mağdurun isimlerinin sansürlenmemesi, tartışmaların odağına yerleşti. Belgelerdeki bu durumun fark edilmesinin ardından dosyalar geçici olarak erişime kapatıldı.
Epstein dosyalarında kaç mağdurun ismi yer aldı?
ABD basınında yer alan bilgilere göre Epstein dosyalarında toplam 47 mağdur bulunuyor. Ancak yapılan incelemede, bu mağdurlardan 43’ünün isimlerinin gizlenmediği ortaya çıktı. Wall Street Journal (WSJ) tarafından aktarılan haberde, dosyalarda mağdurların tam adlarının sansürsüz şekilde yer aldığı belirtildi.
Özellikle mağdurların isimlerinin, belgeler boyunca yüzlerce kez tekrarlandığı ve bu durumun ciddi bir gizlilik ihlali oluşturduğu vurgulandı.
Reşit olmayan mağdurların isimleri de açık mıydı?
Epstein dosyalarında dikkat çeken en kritik noktalardan biri, mağdurlar arasında istismara uğradıkları dönemde reşit olmayan 20’den fazla kişinin bulunması oldu. Belgelerde yalnızca yetişkinlerin değil, 14 yaşından küçük kız çocuklarının da tam isimlerinin açık şekilde yer aldığı belirtildi.
Bazı dosyalarda mağdurların yalnızca isimleri değil, ev adresleri gibi kişisel bilgilerinin de bulunduğu ifade edildi. Bu durum, insan hakları savunucuları ve hukuk çevreleri tarafından sert şekilde eleştirildi.
ABD Adalet Bakanlığı belgeleri neden geçici olarak kaldırdı?
Yetkililer, ABD Adalet Bakanlığı’nın belgeler yayımlanmadan önce mağdur isimlerini gizlemeye yönelik bir çalışma yürüttüğünü, ancak yayımlanan dosyalarda ciddi eksiklikler tespit edildiğini açıkladı. Bu nedenle mağdurların kimliklerini koruyacak yeni düzenlemeler yapılması amacıyla belgelerin geçici olarak erişimden kaldırıldığı bildirildi.
Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Epstein soruşturması kapsamında 3 milyondan fazla yeni belgenin kamuoyuyla paylaşıldığını duyurmuştu. Bu açıklamanın ardından dosyalardaki detaylar daha yakından incelenmeye başlandı.
Jeffrey Epstein olayı neden hâlâ gündemde?
Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 yaşında olmak üzere çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve uluslararası bir fuhuş ağı kurmak suçlamasıyla yargılanıyordu. Epstein, 10 Ağustos 2019’da, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu.
Ölümü, kamuoyunda uzun süre tartışılmış; intihar mı yoksa başka bir neden mi olduğu konusunda çeşitli iddialar ortaya atılmıştı. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı, yürütülen incelemeler sonucunda Epstein’ın hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
Epstein dosyalarında hangi ünlü isimler yer aldı?
Açıklanan Epstein dava dosyalarında, dünya kamuoyunda tanınan birçok ismin adının geçtiği görüldü. Belgelerde;
Prens Andrew
ABD Başkanı Donald Trump
Eski ABD Başkanı Bill Clinton
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak
Eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore
Aktör Kevin Spacey
Şarkıcı Michael Jackson
İllüzyonist David Copperfield
Avukat Alan Dershowitz
Eski New Mexico Valisi Bill Richardson
gibi isimlere yer verildi. Ancak FBI, bu kişilerin Epstein’ın suçlarına ortak olduğuna dair somut bir kanıta ulaşılamadığını, kamuoyunda sıkça dile getirilen bir “müşteri listesi”nin varlığına dair delil bulunmadığını açıkladı.
Mağdur isimlerinin gizlenmemesi neden tepki çekti?
Uzmanlara göre, özellikle reşit olmayan mağdurların isimlerinin açık şekilde yayımlanması, hem hukuki hem de etik açıdan ciddi sorunlar barındırıyor. ABD’de mağdur haklarını korumaya yönelik yasalar bulunmasına rağmen, Epstein dosyalarında bu kurallara yeterince uyulmadığı eleştirileri yapılıyor.
Belgelerin yeniden yayımlanması halinde, mağdur isimlerinin tamamen gizlenmesi ve kişisel bilgilerin korunmasına yönelik daha sıkı önlemler alınması bekleniyor.
Epstein dosyaları, yıllar sonra bile ABD’de ve dünyada tartışılmaya devam ediyor. Aralarında reşit olmayanların da bulunduğu 43 mağdurun isimlerinin sansürlenmeden yayımlanması, yeni bir skandal olarak kayıtlara geçti. ABD Adalet Bakanlığı’nın belgeleri geçici olarak kaldırması, sürecin henüz tamamlanmadığını gösterirken, Epstein davası mağdur hakları ve adalet sistemi açısından yeniden sorgulanıyor.