Yeni Birlik Gazetesi Dünya Epstein dosyalarında Trump şoku! İsmi 38 bin kez geçti, kritik isimler sansürlendi

Epstein dosyalarında Trump şoku! İsmi 38 bin kez geçti, kritik isimler sansürlendi

ABD Temsilcisi Melanie Stansbury, Epstein dosyalarında Trump’ın adının 38 bin kez geçtiğini ve bazı isimlerin sansürlendiğini açıkladı.

ABD Temsilciler Meclisi üyesi Melanie Stansbury, Jeffrey Epstein dosyalarına dair açıklamalarda bulundu. Stansbury, ABD hükümetinin ülke tarihinin en büyük cinsel istismar ve nüfuz ticareti skandallarından birini örtbas etmeye çalıştığını savundu. Stansbury, Donald Trump’ın bu süreçte merkezi bir rol oynadığını öne sürdü.

Trump’ın Dosyalardaki Konumu

Stansbury, Epstein dosyalarında Trump’ın adının 38 bin kez geçtiğini belirtti. Stansbury, belgelerdeki bu yoğun atıfın tesadüf olamayacağını ifade etti. Ayrıca, kamuoyuna açıklanan belgelerin yalnızca sınırlı bir bölüm olduğunu ve dosyaların büyük ölçüde sansürlendiğini dile getirdi.

Sansürlenen İsimler ve Üst Düzey Yetkililer

Stansbury, Epstein dosyalarında en az altı erkeğin isminin karartıldığını açıkladı. Bu kişilerden birinin yabancı bir hükümette üst düzey görevde bulunduğunu ifade etti. Diğer sansürlenen isimlerin ise kamuoyunda tanınan kişiler olduğu kaydedildi. Bu durum, dosyaların şeffaf biçimde yayımlanmadığı yorumlarını beraberinde getirdi.

Medya ve Siyasi Tepkiler

ABD medyasında yer alan değerlendirmelere göre, sansürlenen isimler ve gizli tutulan belgeler Epstein ağına dair kritik bağlantıların kamuoyundan gizlendiği şüphesini güçlendirdi. Demokrat ve bazı Cumhuriyetçi vekiller, dosyaların eksiksiz ve sansürsüz şekilde yayımlanması yönünde talepte bulundu. Adalet Bakanlığı ise redaksiyonları yasal gerekçelerle savundu.

Trump Cephe Açıklamaları

Trump cephesinden gelen açıklamalarda, dosyalarda adının geçmesinin herhangi bir suç isnadı anlamına gelmediği ifade edildi. Açıklamalara göre, Trump hakkında herhangi bir yasal suçlama bulunmamakta.

Epstein Dosyalarının Hukuki ve Siyasi Boyutu

Dış basın, Epstein belgeleri etrafında büyüyen tartışmanın yalnızca hukuki değil siyasi bir boyutu olduğunu belirtiyor. Sansürlenen isimler ve gizli tutulan bölümlerin açıklanmaması halinde dosyaların ABD siyasetinde uzun süre gündemde kalacağı öngörülüyor.