Jeffrey Epstein dosyasında ortaya çıkan yeni belgeler, küresel ölçekte yankı uyandırdı. Bill Gates’e hitaben 3 Mart 2017 tarihinde gönderildiği belirtilen bir e-posta, pandemi yazışmaları ve ileri teknoloji projeleri üzerinden yürütülen temasları gündeme taşıdı. Belgelerde yer alan başlıklar, yalnızca sağlık politikalarını değil, ulusal güvenlikten veri yönetimine kadar uzanan geniş bir alanı kapsıyor. Söz konusu yazışmalar, Epstein dosyasının siyasi ve stratejik boyutuna dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Epstein dosyasında Bill Gates ile pandemi yazışmaları nasıl ortaya çıktı?
Kamuoyuna yansıyan belgeler arasında yer alan e-posta trafiği, Jeffrey Epstein’in Bill Gates ve ekibiyle doğrudan temas kurduğunu gösteriyor. “Bill” hitabıyla başlayan yazışmada Epstein, çeşitli alanlarda yürütülen çalışmalar için hazır olduğunu ifade ediyor. Pandemi yazışmaları olarak nitelendirilen bu belgeler, COVID-19 salgınından yaklaşık üç yıl önce yapılan planlamalara işaret etmesi nedeniyle dikkat çekiyor.
Epstein dosyasında yer alan bu yazışmalar, daha önce yalnızca sınırlı ölçüde bilinen Gates–Epstein ilişkisini yeniden gündeme taşıdı. Belgelerin içeriği, teknik detaylar ve proje başlıkları bakımından oldukça kapsamlı bir tablo sunuyor.
BGC3 projesi neydi ve hangi alanları kapsıyordu?
E-postanın konu başlığında geçen BGC3 projesi, yazışmaların merkezinde yer alıyor. Belgelerde “bgc3 teslimatları ve kapsamı” ifadesiyle anılan bu çalışma, birden fazla stratejik alanı aynı çatı altında topluyor. Epstein, bu proje kapsamında farklı uzmanlardan oluşan bir ekiple çalışıldığını belirtiyor.
BGC3 projesinin, yalnızca teorik bir fikir alışverişi değil; somut raporlar, teknik şartnameler ve politika önerileri içeren bir çerçeve sunduğu ifade ediliyor. Projenin başlıkları, küresel sağlık ve güvenlik tartışmalarının merkezinde yer alan konularla örtüşüyor.
Pandemi simülasyonu neden Epstein dosyasında öne çıktı?
Pandemi simülasyonu başlığı, yazışmaların en çok dikkat çeken unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Belgelerde, farklı salgın türlerine yönelik senaryoların ve teknik şartnamelerin hazırlandığı ifade ediliyor. Bu simülasyonların, olası bir küresel salgına karşı erken uyarı ve takip mekanizmaları oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor.
Pandemi yazışmalarının 2017 yılına dayanması, salgın öncesi hazırlık iddialarını güçlendiren bir unsur olarak yorumlanıyor. Epstein dosyasında yer alan bu bölüm, sağlık politikalarının ne kadar önceden planlandığına dair soruları beraberinde getiriyor.
Nöroteknolojik silahlar ve ulusal güvenlik başlığı ne anlama geliyor?
Yazışmalarda yer alan bir diğer kritik başlık ise nöroteknolojik silahlar oldu. Belgelerde, ulusal istihbarat ve savunma sanayii kapsamında değerlendirilebilecek nöroteknolojiler üzerine bir “whitepaper” hazırlanmasından söz ediliyor.
Bu başlık, beyin temelli teknolojilerin yalnızca tıbbi değil, askeri ve stratejik amaçlarla da ele alındığını gösteriyor. Epstein dosyasında bu tür bir konunun yer alması, etik ve hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi.
Dijital sağlık verileri ve kronik hastalıklar nasıl ele alındı?
E-postada, dijital sağlık verileri konusunda güvenlik ve erişim odaklı sistemlerin geliştirilmesi öneriliyor. Özellikle “sıfır bilgi kanıtı” gibi ileri şifreleme yöntemlerine atıf yapılması, veri gizliliğinin ön planda tutulduğunu gösteriyor.
Aynı kapsamda kronik hastalıklar ve beyin bilimi başlıkları da yer alıyor. Dejeneratif hastalıklara yönelik nöroteknolojik yaklaşımlar ve uzun vadeli tedavi stratejileri, bu bölümün temelini oluşturuyor. Bu başlıklar, sağlık teknolojilerinin geleceğine dair kapsamlı bir perspektif sunuyor.
Sağlık ekonomisi raporları neden önem taşıyor?
Epstein dosyasında dikkat çeken son başlık ise sağlık ekonomisi oldu. Yazışmalarda, ABD’deki tüketici sağlığı harcamalarına ilişkin kapsamlı bir rapor hazırlanmasından bahsediliyor. Bu raporun, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği ve mali yükü açısından yol gösterici olması hedefleniyor.
Sağlık ekonomisi vurgusu, pandemi simülasyonu ve dijital sağlık verileriyle birlikte ele alındığında, küresel ölçekte planlanan entegre bir sağlık stratejisine işaret ediyor.
Jeffrey Epstein dosyasında ortaya çıkan bu yeni perde, Bill Gates ile pandemi yazışmaları üzerinden yürütülen temasların kapsamını gözler önüne seriyor. BGC3 projesi çerçevesinde ele alınan pandemi simülasyonu, nöroteknolojik silahlar, dijital sağlık verileri, kronik hastalıklar, beyin bilimi ve sağlık ekonomisi başlıkları, tartışmaların uzun süre gündemde kalacağını gösteriyor.