Ermenistan siyaseti, genel seçimlerin ardından oldukça hareketli ve gerilimli bir döneme girdi. Başkent Erivan’da sandıktan çıkan yeni parlamentonun ilk oturumunu gerçekleştirmesiyle birlikte yürütme organında beklenen prosedür devreye girdi. Başbakan Nikol Paşinyan, yayınladığı görüntülü bir mesajla kabinenin istifasını kamuoyuna duyurdu.
Anayasanın 158. maddesini işaret eden Paşinyan, yeni seçilen Ulusal Meclis’in göreve başladığı ilk gün hükümetin istifa etmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Ülke yasaları uyarınca mevcut kabine, yeni hükümet kurulup görevi devralana kadar “geçici hükümet” statüsüyle ülkeyi yönetmeye devam edecek.
Mecliste Tarihi Boykot: Kilise Liderine Davet Gitmedi
Teknik olarak anayasal sürecin işlediği Erivan’da asıl fırtına ise parlamentonun açılış oturumunda koptu. Ermenistan siyasal tarihinde ilk kez yaşanan bir kararla, ülkenin en etkili dini figürü ve Ermeni Apostolik Kilisesi'nin başı olan Tüm Ermenilerin Katolikosu II. Karekin meclis açılışına davet edilmedi.
Yıllardır süregelen meclis geleneklerinin dışına çıkılması, açılış oturumunda tansiyonun bir anda yükselmesine neden oldu. Muhalefet sıralarındaki milletvekilleri, hükümetin bu tavrını sert bir dille eleştirerek duruma tepki gösterdi.
Paşinyan ve Kilise Arasındaki İpler Kopma Noktasında
Meclis çatısı altında yaşanan bu son kriz, yürütme ile dini otorite arasında uzun süredir devam eden bilek güreşinin en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ermeni Apostolik Kilisesi, özellikle Azerbaycan ile yürütülen barış görüşmeleri ve sınır müzakereleri konularında Paşinyan yönetiminin en sert iç muhaliflerinden biri konumundaydı.
Katolikos II. Karekin’in ülkenin güvenlik politikalarını ve dış ilişkilerini hedef alan sert açıklamalarına karşılık, Başbakan Paşinyan da din adamlarını "siyasete doğrudan müdahale etmekle" suçluyordu. Yaşanan bu son davet krizi, Erivan’da siyaset ile kilise arasındaki köprülerin tamamen atıldığının ve yeni yasama döneminin oldukça sert tartışmalara gebe olduğunun sinyalini verdi.