Yeni Birlik Gazetesi Dünya Esed’in celladı Almanya’da yakalandı! O doktor gözaltında

Esed’in celladı Almanya’da yakalandı! O doktor gözaltında

Almanya'da, Beşşar Esed rejimi döneminde El Hatip Hapishanesi'nde görev yaptığı belirtilen Suriyeli Fahad A., insanlığa karşı suç, işkence ve cinayet suçlamalarıyla gözaltına alındı. Federal Başsavcılık, şüphelinin en az 100 sorguda işkenceye katkıda bulunduğunu ve bu kötü muameleler sonucu en az 70 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Almanya'da önemli bir adalet hamlesi daha atıldı. Beşşar Esed rejimi döneminde Suriye'de gizli işkence merkezlerinden biri olarak bilinen El Hatip Hapishanesi'nde görev yaptığı belirtilen Suriyeli Fahad A., insanlığa karşı suçlar kapsamında gözaltına alındı. Federal Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, şüphelinin yüzlerce sorguda aktif rol oynadığı, bu sorgularda mahkumların ağır işkencelere maruz bırakıldığı bildirildi.

100’den fazla işkence vakasında parmağı var

Almanya Federal Başsavcılığı, Fahad A'nın, 2011 yılında rejimin halkı bastırmak için devreye soktuğu yaygın baskı mekanizmalarında görev aldığını duyurdu. Şüphelinin, en az 100 sorguda mahkumlara sistematik şekilde fiziksel ve psikolojik işkence uygulanmasına katkı sağladığı ve bu kötü muamelelerin sonucunda en az 70 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.

Suriye rejiminin baskı ve zulmü bir kez daha delillendi

Başsavcılığın açıklamasında, "O dönemde Suriye rejimi Devlet Başkanı Beşşar Esed, hükümet karşıtı faaliyetleri acımasızca bastırmaya başlamıştı. Suriye istihbarat servisleri bu baskı sürecinde kilit bir rol oynamıştır. Gerçek ya da iddia edilen muhalifler hiçbir yasal dayanak olmadan tutuklanmış, gözaltına alınmış, işkence görmüş ve öldürülmüştür" ifadelerine yer verildi.

Enver Raslan davası hatırlatıldı

Bu gelişme, Almanya'da 2022 yılında yine aynı hapishanede görev almış bir başka rejim görevlisi olan Enver Raslan'ın insanlığa karşı suçlardan ömür boyu hapse mahkûm edilmesini akıllara getirdi. Uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülen bu soruşturmalar, Esed rejiminin insan hakları ihlallerinin yargı önüne taşınmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.