Türkiye'nin Mavi Vatan stratejisi doğrultusunda hazırladığı ve iç hukuk mevzuatındaki eksiklikleri gidermeyi hedefleyen Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu, Yunanistan'da büyük bir paniğe yol açtı.
Mayıs 1982'de çıkarılan Karasuları Kanunu'ndan 44 yıl sonra hayata geçirilecek olan ve Türkiye'nin Münhasır Ekonomik Bölgesi'ndeki (MEB) her türlü ekonomik, çevresel ve bilimsel faaliyeti Ankara'nın iznine bağlayacak yasa tasarısı, Atina yönetiminin bir numaralı gündem maddesi haline geldi.
Yunanistan'ın önde gelen ekonomi gazetelerinden Naftemporiki'nin YouTube programına konuk olan eski Yunan istihbarat ajanı Savvas Kalendridis, Türkiye'nin yeni deniz yasasına karşı Atina yönetimine acil eylem çağrısında bulundu. Tasarının Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi için devasa bir siyasi sorun olduğunu savunan Kalendridis, Türkiye'nin bu yasa tasarısını oylaması durumunda Avrupa ile olan her türlü ilişkisini unutması gerektiğini iddia ederek Atina'nın AB nezdinde veto hakkını kullanmasını istedi.
Küresel ticaret koridorlarında jeopolitik kırılma
Bölgedeki stratejik dengelerin hızla değiştiğine dikkat çeken Kalendridis, Türkiye'nin uluslararası arenada kendi eksenini kurmaya çalıştığını ileri sürdü. Hindistan'dan başlayıp Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden geçmesi planlanan IMEC (Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) projesinden dışlandığını gören Ankara'nın alternatif rotalara yöneldiğini belirten eski ajan, Türkiye'nin Basra, Bağdat, Ankara ve Avrupa hattını kapsayan Kalkınma Yolu Projesi ile kendi stratejik koridorunu inşa ettiğini vurguladı.
Uluslararası deniz hukuku ve jeopolitik uzmanlarına göre, Türkiye'nin Kalkınma Yolu Projesi ve Mavi Vatan doktrini ile tahkim ettiği deniz yetki alanları, Doğu Akdeniz'deki enerji jeopolitiğini ve küresel ticaret rotalarını doğrudan şekillendirme potansiyeline sahiptir. Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ile BM'ye bildirilen kıta sahanlığı sınırları, Atina ve Kahire hattının tek taraflı hamlelerini hukuken boşa çıkartarak bölgedeki enerji koridorlarının Ankara'nın onayı olmadan geçemeyeceğini tescillemiştir.

Türk donanması sahada müdahale edecektir
Yunanistan'ın Ege Denizi'nde ilan etmeye çalıştığı "deniz parkları" projesine Türkiye'nin çok sert tepki göstereceğini belirten Kalendridis, yeni yasanın sahadaki askeri yansımalarına değindi. Yunan gemilerinin söz konusu tartışmalı bölgelere gitmesi durumunda Türk sahil güvenliği ve donanmasının müdahale edeceğini iddia eden Kalendridis, yeni yasa tasarısının Türkiye'nin egemenliği geçmiş anlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonları (EGAYDAAK) yani toplamda 152 adayı da ismen kapsayacağını ileri sürdü.
Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu'nun Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarına çok geniş yetkiler verdiğinin altını çizen Kalendridis, tasarının haziran ayının ilk günlerinde meclis gündemine geleceğini hatırlatarak Yunan hükümetinin ve Avrupa parlamentosunun yasa henüz yürürlüğe girmeden önce önleyici olarak diplomatik taarruz başlatması gerektiğini savundu.