İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Sharren Haskel, Yunanistan’da yayımlanan Kathimerini gazetesine verdiği demeçte, ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçakları satma ihtimaline yönelik Tel Aviv’in ciddi endişeleri bulunduğunu dile getirdi. İsrail’in, uzun süredir Washington’un Türkiye’ye bu uçakları teslim etmesine karşı temkinli tutumunu sürdürdüğü biliniyor.
Haskel, F-35 programında yer alan bazı kritik teknolojilerin İsrail tarafından geliştirildiğine dikkat çekerek, bu teknolojilerin Türkiye gibi güven sorunu yaşanan bir ülkeyle paylaşılmasının söz konusu olamayacağını vurguladı. Bu nedenle olası bir satışın İsrail açısından kabul edilemez riskler barındırdığını ifade etti.

enerji ve savunmada iki ülke ortaklığı
Kathimerini’ye konuşan Haskel’in açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Florida’daki Mar-a-Lago’da gerçekleştirdiği görüşmeden hemen sonra geldi. Trump’ın Türkiye’ye F-35 satışını ciddi biçimde değerlendirdiğine yönelik ifadelerinin İsrail kamuoyunda rahatsızlık yarattığını belirten Haskel, böyle bir satış gerçekleşse bile İsrail kaynaklı sistemlerin bu uçaklara entegre edilmeyeceğini söyledi.
Öte yandan Yunanistan ile İsrail arasındaki ilişkilerin son yıllarda dikkat çekici biçimde derinleştiği görülüyor. İki ülke özellikle enerji ve savunma alanlarında yakın iş birliği yürütürken, Atina yönetiminin İsrail’den çeşitli askeri sistemler tedarik ettiği biliniyor.
Bu iş birliğine değinen Haskel, Yunanistan ile geliştirilen savunma mekanizmalarının stratejik önem taşıdığını ve bu ortaklığın ilerleyen dönemde Doğu Akdeniz’deki güvenlik dengelerine olumlu katkı sunabileceğini ifade etti.

Tel Aviv, Gazze İçin Atina’yı İşaret Etti
İsrail’in, Gazze’de kurulması gündeme gelen uluslararası bir istikrar gücü kapsamında Türk askerlerinin sahada yer almasına da karşı çıktığı belirtiliyor. Basına yansıyan bilgilere göre Tel Aviv, ABD’den Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önerilen bir “barış konseyi” yapısının dışında tutulmasını talep etti.
Bu konuya ihtiyatlı yaklaşan Haskel, Türkiye’nin İsrail açısından güvenilir bir ortak olarak görülmediğini savundu. Ankara yönetiminin söylemleri, Hamas’a yönelik tutumu ve örgüt liderliğinin Türkiye’de barındırılması gibi unsurların bu güvensizliği pekiştirdiğini dile getirdi. İsrail toplumunun büyük bir bölümünün de benzer bir bakış açısına sahip olduğunu belirtti.
Haskel ayrıca, Gazze’de oluşturulabilecek olası bir barış gücünde Yunan askerlerinin yer almasını olumlu karşıladıklarını, ancak Türk askerlerinin bu yapının dışında kalması gerektiğini ifade etti.
atina- tel aviv hattında stratejik iş birliği
Yunanistan ile İsrail arasında son yıllarda resmî düzeyde derinleşen savunma ve güvenlik iş birliği, Doğu Akdeniz’de yeni bir stratejik eksen oluşturuyor. Atina ve Tel Aviv; ortak askeri tatbikatlar, savunma sanayii projeleri, istihbarat paylaşımı ve enerji güvenliği alanlarında iş birliğini artırdıklarını çeşitli resmî açıklamalarla duyurdu.
Bu yakınlaşma, Yunanistan–İsrail–Kıbrıs üçlü mekanizması çerçevesinde kurumsallaşırken, bölgedeki güvenlik dengelerinin Ankara dışında şekillendiğine işaret ediyor.