Fransa'da önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde merkez sol kanatta hareketlilik sürüyor. Sosyal demokrat blokun adayını belirlemek üzere düzenlenen ve üç gün süren çevrim içi ön seçim maratonu tamamlandı. Yaklaşık 120 bin delegenin oy kullandığı sandıktan yüzde 66'lık ezici bir çoğunlukla zaferle çıkan Raphaël Glucksmann, partililerin ve seçmenlerin desteğini arkasına aldı.
Sonucun ilan edilmesinin ardından galibiyetini Paris'in merkezindeki bir mekanda ekibiyle kutlayan Glucksmann, gecenin sonunda beklenmedik bir eylemin hedefi oldu. Mekandan ayrılarak taksiye binmeye hazırlandığı anlarda kimliği belirsiz bir kişi veya kişilerce üzerine un fırlatılan siyasetçi, bir anda una bulandı. Olay anına ilişkin cep telefonu görüntüleri kısa sürede sosyal medyada ve Fransız ulusal basınında gündeme oturdu.
"Sadece Yüzde 2 Alabilirsin" Gerginliği
Görgü tanıklarının ifadelerine ve Fransız yayın organı BFMTV’nin aktardığı bilgilere göre, eylem anında olay yerinde bulunan bir kişinin Glucksmann'a hitaben, yaklaşılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların ancak yüzde 2'sini alabileceğini bağırdığı belirtildi. Söz konusu bağıran kişinin eylemi bizzat gerçekleştiren kişi olup olmadığı henüz netlik kazanmazken, güvenlik güçlerinin olayla ilgili inceleme başlattığı öğrenildi.
Hükümetten Sert Tepki: Sembolik Şiddet Kabul Edilemez
Yaşanan olay, Fransız siyasi arenasında geniş yankı buldu. Fransa Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, kamusal alandaki tartışma kültürüne dikkat çekerek Glucksmann’a yönelik eylemi sert bir dille kınadı. Sembolik de olsa fiziksel müdahalelerin demokrasilerde yeri olmadığını vurgulayan Bregeon, söylem düzeyindeki sertleşmenin zamanla fiziksel eylemlere dönüştüğünü ifade etti. Bregeon ayrıca sol yelpazedeki radikal kanatları, özellikle Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi’ni siyaseti sürekli bir çatışma zeminine çekmekle suçladı.
Sol Bloktaki Görüş Ayrılıkları Derinleşiyor
Ön seçim yarışında Olivier Faure, Jérôme Guedj, Emmanuel Maurel ve Ségolène Royal gibi tecrübeli isimleri geride bırakan Glucksmann, merkez solun radikal sol gruplarla ittifak kurmasına mesafeli yaklaşımıyla tanınıyor. Aşırı sağın yükselişte olduğu ülkede, sol blok içinde izlenecek strateji konusunda ciddi fikir ayrılıkları yaşanıyor.
Glucksmann, özellikle dış politika ve Orta Doğu’daki gelişmeler konusunda da solun diğer bileşenlerinden ayrışıyor. Gazze’de yaşanan insani krizi "soykırım" olarak nitelendirmekten kaçınan ve iç politikada antisemitizmle mücadeleyi önceliklendiren tutumu, radikal sol kanadın eleştirilerine hedef olmasına yol açıyor. Yapılan bu unlu eylemin de sol içi fikir ayrılıklarının tırmandığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekiyor.