Yeni Birlik Gazetesi Dünya Fransa’dan Hürmüz hamlesi: Charles de Gaulle uçak gemisi bölgeye ulaştı

Fransa’dan Hürmüz hamlesi: Charles de Gaulle uçak gemisi bölgeye ulaştı

Fransa, Orta Doğu’da tırmanan gerilim üzerine amiral gemisi Charles de Gaulle’ü Kızıldeniz’e sevk etti. Macron’un talimatıyla bölgeye ulaşan dev gemi, Hürmüz Boğazı’nda güvenliği sağlayacak.

Orta Doğu’da bölgesel bir savaşa dönüşen gerilim üzerine Fransa, deniz gücünün en önemli unsuru olan Charles de Gaulle uçak gemisini stratejik sulara indirdi. 

Fransa Savunma Bakanlığı nezdindeki Devlet Bakanı Alice Rufo, amiral gemisinin Süveyş Kanalı’nı geçerek Kızıldeniz’e ulaştığını resmen duyurdu. Bu hamle, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki seyrüsefer güvenliğinin korunması adına uluslararası arenada atılmış en somut askeri adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 3 Mart'ta verdiği hareket emriyle başlayan operasyon, Fransa'nın küresel deniz ticaretinin ana arterlerini koruma kararlılığını simgeliyor. Bakan Rufo, geminin bölgedeki varlığının sadece bir askeri güç gösterisi değil, aynı zamanda Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün tesisi için güçlü bir irade beyanı olduğunu vurguladı.

İngiltere ile ortak savunma misyonu kuruluyor

Fransa'nın bu hamlesi, bölgedeki diğer aktörlerle koordineli bir şekilde yürütülüyor. Paris ve Londra yönetimleri, savaş sonrası ticari gemilere eşlik edecek savunma odaklı bir eskort misyonu kuracaklarını açıkladı. Charles de Gaulle’ün liderlik edeceği bu görev gücü, insansız hava araçları ve füze saldırılarına karşı bölgedeki sivil deniz trafiğine kalkan oluşturacak.

Charles de Gaulle ve nükleer tahrikli uçak gemisi teknolojisi

Fransız donanmasının amiral gemisi olan Charles de Gaulle, Amerika Birleşik Devletleri dışında inşa edilen tek nükleer tahrikli uçak gemisi olma özelliğini taşımaktadır. 42 bin ton deplasmana ve yaklaşık 260 metre uzunluğa sahip olan bu dev platform, Rafale M tipi savaş uçakları ve E-2C Hawkeye erken uyarı uçaklarından oluşan güçlü bir hava filosunu bünyesinde barındırmaktadır.

2026 yılı savunma doktrinleri çerçevesinde, geminin Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı arasındaki varlığı, sadece fiziksel bir engel değil, aynı zamanda gelişmiş elektronik harp sistemleri sayesinde bölgedeki veri akışını ve radar hakimiyetini de kontrol altında tutmasını sağlıyor. Askeri uzmanlar, nükleer yakıt sayesinde aylarca ikmal yapmadan operasyon icra edebilen bu platformun, enerji arz güvenliği açısından kritik olan petrol tankerlerinin geçiş rotalarında "istikrar unsuru" olacağını belirtiyor.