Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi ateş çemberine çeviren savaşta, askeri operasyonların başarısı tartışmaya açıldı. İngiltere merkezli The Economist, yayımladığı analizde Batılı istihbarat servislerinin İran’ın yıllar içinde inşa ettiği devasa füze ekosistemini doğru okuyamadığını savundu. Haberde, operasyonların başlangıcından bu yana yapılan "kapasite imha edildi" açıklamalarının sahadaki gerçeklerle örtüşmediği vurgulandı.
"İmha Edilen Sayılar Gözde Büyütüldü"
Analizde, ABD ve İsrail’in özellikle savaşın ilk haftalarında ve Haziran 2025’teki saldırılarda yok edildiğini iddia ettiği füze ve fırlatıcı sayılarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi. İsrail’in hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemede başarılı olmasına rağmen, İran’ın saldırı kapasitesinde herhangi bir azalma emaresi görülmediği ifade edildi. The Economist, "Tahran’ın füze stoğunun bu denli dirençli çıkması, Tel Aviv’de beklenen bir durum değildi" yorumunu yaptı.
Görünmez Güç: Yerin Altındaki Fırlatıcılar
Haberin en dikkat çekici kısımlarından biri ise operasyonel zorluklara dair oldu. ABD ve İsrail uçaklarının, İran topraklarının derinliklerine gizlenen mobil fırlatıcıları hedef almak için bölgede yeterince uzun süre devriye atamadığı kaydedildi. İran’ın stratejik bir hamleyle füze gücünün büyük kısmını yer altındaki tesislerde muhafaza etmesi, hava saldırılarının etkisini sınırlayan en büyük faktör olarak gösterildi.
Ateşkes Masasında "Füze" Kozu
İsrailli analistlerin görüşlerine dayandırılan haberde, ateşkes ilan edildiği anda bile İran’ın hala caydırıcı bir füze fırlatma yetisine sahip olacağı öngörüldü. Tahran rejiminin, savaş sonrası süreçte komşularına yönelik güç gösterilerinde ve iç kamuoyuna sunacağı "zafer" hikayesinde, dokunulamayan bu füze kapasitesini merkeze koyacağı belirtiliyor.
28 Şubat’tan İslamabad Masasına
Hatırlanacağı üzere savaş, 28 Şubat’ta İsrail ve ABD’nin koordineli saldırılarıyla başlamış; İran ise Katar, BAE ve Bahreyn’deki ABD üslerini hedef alarak karşılık vermişti. Eski lider Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey ismin öldürüldüğü operasyonların ardından Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla 15 günlük ateşkese onay vermişti. Şimdi tüm gözler, Pakistan’da yürütülecek müzakerelerde İran’ın bu "hafife alınan" askeri gücünü nasıl bir pazarlık unsuru yapacağına çevrildi.