Yeni Birlik Gazetesi Dünya Gazze’de acı bilanço ağırlaşıyor! Toplam can kaybı 72 bin 742’ye yükseldi

Gazze’de acı bilanço ağırlaşıyor! Toplam can kaybı 72 bin 742’ye yükseldi

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze Şeridi’ne dair güncel verileri paylaştı. 7 Ekim 2023’ten bu yana süregelen saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 742’ye ulaştığı duyurulurken, ateşkes sürecine rağmen yaşanan ihlallerin bilançoyu her geçen gün ağırlaştırdığı vurgulandı.

İsrail ile Hamas arasında bir ateşkes anlaşması yürürlükte olsa da Gazze Şeridi’nden gelen haberler sahadaki ihlallerin sürdüğüne işaret ediyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail ordusunun son 24 saat içinde gerçekleştirdiği saldırılarda 2 kişinin yaşamını yitirdiği, 10 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Bu durum, ateşkesin siviller üzerindeki koruyucu etkisinin zayıfladığına dair endişeleri artırıyor.

Ateşkes Sonrası Acı Tablo: 856 Kayıp

Anlaşmanın resmiyet kazandığı 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana geçen sürede, çatışmaların tamamen durmadığı verilerle kanıtlandı. Bakanlık, ateşkesin başladığı günden bugüne 856 Filistinlinin daha hayatını kaybettiğini kaydetti. Aynı süreçte enkaz altından çıkarılanların sayısı 770’e ulaşırken, yaralananların toplam sayısı ise 2 bin 463 olarak açıklandı.

7 Ekim’den Bugüne Toplam Yaralı Sayısı 172 Bini Aştı

Saldırıların başlangıç tarihi olan 7 Ekim 2023’ten bu yana tutulan çetele, bölgedeki yıkımın boyutunu dehşet verici seviyelere taşıdı. Hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 72 bin 742’ye yükselirken, yaralı sayısı ise 172 bin 565’e ulaştı. Gazze’deki sağlık altyapısının bu devasa yaralı sayısıyla başa çıkmakta zorlandığı ve her geçen gün insani yardım ihtiyacının daha da derinleştiği belirtiliyor.

Enkaz Altında Kalan Umutlar ve Bekleyiş

Gazze sokaklarında moloz yığınları sadece yıkılan evleri değil, aynı zamanda hala ulaşılamayan insanları da temsil ediyor. Ateşkes döneminde yürütülen arama kurtarma çalışmalarıyla 770 kişi enkaz altından çıkarılsa da, binlerce yaralının tedavi süreçleri ve kısıtlı tıbbi imkanlar bölgedeki "sessiz direnişin" en zorlu parçası olmaya devam ediyor.