Yeni Birlik Gazetesi Dünya Gerapetritis Hakan Fidan’a gerçekten yalvardı mı? Yunanistan’da Mavi Vatan kumpası, Türkiye korkusu ve adalardaki Türk gerçeği hakkında bilinmesi gerekenler

Gerapetritis Hakan Fidan’a gerçekten yalvardı mı? Yunanistan’da Mavi Vatan kumpası, Türkiye korkusu ve adalardaki Türk gerçeği hakkında bilinmesi gerekenler

Emekli Büyükelçi Giorgos Aifantis, Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis’in Türkiye ile olan Mavi Vatan yasası sürecinde Hakan Fidan’a "yalvardığını" öne sürdü. Atina iç siyasetindeki Türkiye korkusu ve kumpas iddialarının perde arkasını haberimizde inceledik.

Yunanistan siyasetinde uzun yıllardır etkili olan isimlerden Emekli Büyükelçi Giorgos Aifantis, canlı yayında yaptığı açıklamalarla Atina-Ankara hattındaki diplomasiyi sarstı. Aifantis, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis’in, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan Türkiye’nin Mavi Vatan Yasası'nı ertelemesini istediğini, hatta bu süreçte adeta yalvardığını öne sürdü. Bu iddia, Yunanistan’da iç siyasetin Türkiye karşıtlığı üzerinden nasıl şekillendirildiğini ve diplomatik süreçlerin nasıl manipüle edildiğini yeniden tartışmaya açtı.

Emekli Büyükelçi Aifantis'in "Gerapetritis Fidan'a Yalvardı" İddiası Neden Gündem Oldu?

SYRIZA lideri Aleksis Çipras’ın eski diplomatik danışmanlığını da yapmış olan Aifantis, Haziran ayındaki SEECP Zirvesi marjında gerçekleşen Fidan-Gerapetritis görüşmesine dair çarpıcı detaylar paylaştı. Aifantis, Yunanistan'ın seçim süreçleri öncesinde her zaman benzer bir diplomatik zafiyet yaşadığını, dönemin bakanı Katrugalos’un da 2019’da benzer bir tavır sergilediğini iddia etti. Yunan diplomatın "yalvarma" çıkışı, sadece bir bakanlık görüşmesi değil, Atina'nın Türkiye karşısındaki çaresizliğini temsil eden bir "kirli kumpas" tartışmasını tetikledi.

Mavi Vatan Yasası Türkiye İç Hukukuna Girerken Atina Ne Yapıyor?

Türkiye'nin deniz yetki alanlarını koruyan Mavi Vatan doktrini, Ankara'da hızla iç hukuk haline dönüştürülürken, Yunanistan’ın Temmuz ayındaki Ankara NATO Zirvesi öncesinde herhangi bir somut strateji geliştirememesi eleştirilerin odağında. Büyükelçi Aifantis, Yunan diplomatik kadrosunun ve subayların "kaybetmeye programlı" olduğunu savunarak, Atina'nın müttefikleri karşısında Türkiye'yi şikayet etmek dışında hiçbir aksiyon alamadığını belirtti. Türkiye, F-35 programı ve KAAN savaş uçakları motorları gibi savunma sanayii hamleleriyle bölgesel gücünü pekiştirirken, Atina'nın bu gelişmeleri "korku iklimi" yaratmak için kullanması dikkat çekiyor.

Ege’de Coğrafi Avantaj ve Yunanistan'ın Değişmeyen Türkiye Korkusu Hastalığı

İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik tavrını örnek gösteren Aifantis, Yunanistan’ın Ege’deki coğrafi avantajını kullanamadığını sert bir dille eleştirdi. Yunan dış politikasının "taşlarla bile olsa savunuruz" imajını verememesi sonucunda müttefiklerin dahi Türkiye ile iş birliğine yöneldiğini savunan Aifantis, Atina'daki kronik Türkiye korkusunun ülkenin gerçek sorunlarını perdelediğini vurguladı. Ege'deki adalarda askeri bir gerilim değil, milyonlarca Türk turistin ve gayrimenkul sahibi Türk vatandaşının huzurla yaşadığı bir ticari gerçeklik bulunuyor.

Türkiye Karşıtlığı Atina İç Siyasetinde Neyi Örtüyor?

Mayıs 2027 seçimlerine hazırlanan Yunanistan’da, aşırı milliyetçi figürlerin "savaş kapıda" retoriği, halkın geçim sıkıntısını gizlemek için kullanılıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, muhataplarıyla kurduğu güvene dayalı rasyonel diplomasi, Atina'daki popülist kesimler tarafından "yumuşaklık" gibi gösterilmeye çalışılsa da, aslında Türkiye’nin bölgedeki yapıcı gücünü ortaya koyuyor. Ankara, Yunanistan’daki sağduyulu diplomatları ve Gerapetritis gibi isimleri, iç siyasetteki fanatiklerin yıpratıcı polemiklerinin dışında tutarak, yapıcı bir diyalog zeminini korumaya devam ediyor.