Kuzey Kutbu'nda iklim değişikliğinin ve ısınan okyanus akıntılarının somut bir göstergesi olan devasa bir buzul hareketi, bilim dünyasını alarma geçirdi.
Danimarka Meteoroloji Enstitüsü (DMI) tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Grönland'ın kuzeydoğusundaki Nioghalvfjerds Buzulu'ndan kopan "masa tipi" dev bir buzdağı, okyanus akıntılarıyla yaklaşık 1200 kilometre yol katederek adanın güney kıyılarına ulaştı. Yaklaşık 5,7 kilometre uzunluğa ve 4 kilometre genişliğe sahip olan bu dev kütle, uydu görüntüleri ve kutup gözlem istasyonları tarafından çok yakından takip ediliyor.
DMI Buz Haritalama Uzmanı Hans Henrik Light, dev buzdağının uzun bir süredir kendisini koruyan ve sabit tutan deniz buzundan tamamen ayrıldığını bildirdi. Light, "Dev buzdağı artık deniz buzundan tamamen ayrıldı ve yolculuğunda yeni bir aşamaya geçti. Çevresel dış etkenlere karşı çok daha hassas hale geldi" ifadelerini kullanarak, bu durumun buzdağının yapısal bütünlüğünü bozacağını ve önümüzdeki günlerde daha küçük parçalara ayrılarak dağılacağını aktardı. Uzmanlar, bu ölçekteki dev buzdağlarının oluşumunun bölgede iki ya da üç yılda bir gözlemlendiğini belirtiyor.
Jeopolitik satranç tahtasında Grönland ve Trump'ın mesajları
Grönland, sadece hızlanan iklim krizinin merkezi değil, aynı zamanda küresel güçlerin iştahını kabartan devasa bir jeopolitik mücadele alanı olarak da sıcaklığını koruyor. Zengin nadir toprak elementleri, petrol, doğalgaz yatakları ve eriyen buzlar sayesinde açılan stratejik Kuzey Geçidi deniz rotaları, adayı küresel siyasetin odak noktasına yerleştiriyor. ABD Başkanı Donald Trump, göreve yeniden gelmesinin ardından yaptığı açıklamalarda Grönland'ın stratejik askeri önemine ve ABD'nin Arktik'teki ulusal çıkarlarına yönelik iddialı mesajlar vermeye devam ediyor.
Trump, en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında konuyu yeniden gündeme getirmişti. Grönland'ın ABD ulusal güvenliği açısından hayati bir tampon bölge olduğunu savunan Trump, "Grönland, Danimarka tarafından değil, ABD tarafından kontrol edilmeli" diyerek adanın gelecekte Washington ile Kopenhag arasında daha büyük diplomatik gerilimlere gebe olduğunun sinyalini vermişti.