Grönland’a yönelik jeopolitik ve stratejik ilginin artması, ABD’nin Soğuk Savaş yıllarında bölgede bıraktığı tehlikeli mirası yeniden gündeme taşıdı. Danimarka’ya bağlı olan ve yaklaşık 43 bin kişinin yaşadığı Grönland’da, ABD tarafından inşa edilen eski Camp Century askeri üssünden kalan nükleer ve kimyasal atıkların, iklim değişikliği nedeniyle ciddi bir çevre tehdidine dönüşme riski taşıdığı belirtiliyor.
1950’lerin sonunda ABD tarafından kurulan ve 1960’ların başında tamamen terk edilen Camp Century, buz tabakasının altına inşa edilmiş büyük bir askeri yerleşim olarak biliniyordu. Yaklaşık 36 metre derinlikte, 1,1 kilometre uzunluğunda ve 400 metre genişliğinde bir alana yayılan üs; hastane, sinema salonu ve mağazalarıyla, küçük bir nükleer reaktör sayesinde kendi kendine yetebilen bir yeraltı şehri olarak tasarlanmıştı.
9 bin 200 ton yapısal atık
Ancak bilim insanlarına göre, Arktik bölgesinde hızlanan buz erimesi bu yapının güvenliğini ortadan kaldırıyor. İklim bilimci James White, küresel ısınmanın etkilerinin beklenenden çok daha hızlı ilerlediğini ve yıllardır buz altında kalan atıkların doğaya karışma sürecini hızlandırdığını ifade ediyor.
ABD’deki Colorado Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası bir araştırma, Camp Century sahasında yaklaşık 9 bin 200 ton yapısal atık, 200 bin litre dizel yakıt ve yüksek miktarda PCB (Poliklorlu Bifeniller) bulunduğunu ortaya koydu. PCB’ler, kanser ve bağışıklık sistemi hasarıyla ilişkilendirilen, doğada çözünmesi son derece zor toksik kimyasallar arasında yer alıyor.
Soğuk Savaş Kirliliği Uluslararası Soruna Dönüşüyor
Araştırmalarda ayrıca, eski nükleer reaktörün soğutma sisteminden kalan radyoaktif atıkların da bölgede gömülü olduğu tespit edildi. Bu atıkların gömüldüğü dönemde yaklaşık 1,2 milyar bekerel seviyesinde radyasyon içerdiği, büyük nükleer kazalarla kıyaslandığında düşük olsa da, olası bir sızıntının çevresel riskleri artırabileceği belirtiliyor.
Çevresel tehdidin yanı sıra Camp Century, uluslararası bir hukuki ve siyasi soruna da dönüşmüş durumda. Atıkların temizlenmesi konusundaki sorumluluğun kimde olduğu, ABD, Danimarka ve Grönland arasında uzun süredir tartışma konusu. 1951 yılında imzalanan anlaşmanın, iklim değişikliği ve Grönland’ın bugün sahip olduğu özerk statüyü öngörmediği vurgulanıyor.
Uzmanlar, Camp Century örneğinin, iklim değişikliğinin geçmişte unutulmuş askeri kirliliği yeniden gün yüzüne çıkararak uluslararası anlaşmazlıklara yol açabileceğinin en somut örneklerinden biri olabileceğine dikkat çekiyor. Bu durumun, Arktik bölgesinde benzer risklerin de yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığı ifade ediliyor.